Çocukluğumuzun Çoşkusu

Devlet memuru babanın 3 çocuğunun ortancası…

Canım Temmuz ayının bitişi Ağustosun gelişi evde köy tatilinin yaklaştığını gösterirdi bize, erkek kardeşimle heyecandan duramaz hemen gidelim diye günleri sayar yolculuğumuz için hayaller kurardık…

Babam yıllık iznini aldığını söylediğinde değmeyin keyfimize yolculuk başlasın…

Kurduğumuz hayalleri gerçekleştirmek için günler öncesinden çocuk aklımızla çok uyurduk ki yolda uyumayalım etrafa bakalım, ne yazık ki yenik düşüp uyuyorduk.

Sokaktaki arkadaşlarımıza, yazın gittiğimiz mahalle camiinin yaz kuran kursuna hemen hemen bir aylığına veda ettiğimiz gün gelip çattığında, annem yolculuğumuz için azık hazırlamaya başlar, evimizi patates kızartması köfte kokusu alırdı, termosa demlenen çayda konduktan sonra hadi artık arabanın bagajını yerleştirmek için herkes valizleri, paketleri, köydeki akrabalara alınan hediyeleri bir bir taşır babam annemle yerleştirirdi.

İçimizdeki sevinç gözlerimizin parlamasına neden olurdu. 

Özgürce koşacağımız bozkır bekliyordu bizi..

Babam biraz dinlendikten sonra, nihayet yolculuğumuz için evimizin kapısı kilitlenir komşulara asmanın ve güllerin sulanması için emanet edilir, yengeme evi kontrol etmesi için yedek anahtar bırakılır. Artık marşa basma vakti biz köye…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.