Buranın bir şehir olduğuna aldanma.

Buranın bir şehir olduğuna aldanma. Burası bir enkaz bölgesi. Etraftaki insanların gülüşlerine, mutluluğuna aldanma. Kimisi aslında yaralı kimisi ise ölü aslında. Yerdeki kırıklar, tozlar, topraklar, bir çöp veya herhangi bir şey değil. Biri can kırıkları diğerleri göçük izleri. Çiçekler açmış yıllar sonra sokağımın kaldırımlarında. Güneş açmış, renklenmiş sokağımın duvarları. Kalabalıklaşmış, hareketlenmiş sakin, sessiz sokak. Kuraktı, yeşermiş hayat. Sönüktü yanmış ışıklar. Her bir yeri tanıdık, her bir kokusu, sesi, her bir tadı, her duygusu bilindik. Halen anıları, hatıraları, acıları, koca yaşanmışlık taze. Hiç tadı tuzu olur mu değil mi sesin, havanın, görmenin, duymanın? Olur tabii ki! Ama burada geçen zamanların olur. Şimdi herkes bir birine tanıdık, ben yabancı. Şimdi anılar, hatıralar, burada yaşanan her şey bana tanıdık size yabancı. Burası bir hayat değil, göçük sokak. Anı sokak, hatıra sokak, duygu sokak, yaşananlar sokak falan olmalıydı. Aslında, halen bir umut var, yaşam var, kuşlar uçuyor, sular akıyor, araçlar geçiyor. Kısacası hayat devam ediyor, yaşamaya devam ediyoruz. Eywallah.

Buralarda hâlâ kapanmamış bir defter var, nereye savrulup gitmiş. Etrafa savrulan duygular, can kırıkları, kurumayan göz yaşları var, kimler görmeden üzerine basıp geçmiş. Buralarda kimleri hatırı var, kimlerin ayak izleri var, nasıl üzerine binalar dikilmiş, eski yolların üzerine asfaltlar dökülmüş. Dedim ya; Şimdi herkes bur birine tanıdık, ben yabancı. Şimdi anılar, hatıralar, burada yaşanan her şey bana tanıdık size yabancı.

yazar

Yazar: snahmettunc

snahmettunc | motivational

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.