Bugün yine o gün o gün yine bugün

 

Yine de bil bana tufan derlerdi 

Kavgalarım vardı benim çok sarhoş olduğumda şarabın dibine dibine vurduğum gibi sen çok geç geldin görmedin 

Üzümlere bakıyorsun şarabıma neden hiç

Ardındaki saçlarınım dalgalandıkça yıkıldım 

Omuzlarım yorgun o yükü taşımaktan 

Bugün yine o gün o gün yine bugün 

Eğer hakkım olsaydı silerdim o günü 

Hasretim uzun dalgalı saçlara 

Hiç çıkmasın yüzün yüzümden 

Al bu buruşuk yüz kiminse ben bilmiyorum 

O kadar yorgunum ki ölümler yazıyorum hep beni bulan buldukça o güne dönen tam da bu yüzden ol bil bıçağın kestiği yerden kanıyorum bugünde bitti yine o gün oldu 

Peşimde sırmalanmış bir yerlerde koklayamadığım saçların hayat öyle acımasız ki dımdızlak bırakır adamı. Boş bulduğun yerde bi ara üzerime dökül 

SENİNDE CANIN SAĞOLSUN.

Susuşlar boyunca dizilmiş 

Yolunu bekler en uzağında 

Masamızda dillenensin 

Saat bilmem yine kaç 

Peşimizde beyaz atlar koşuyor 

Sonra bir süre akıp giden 

Sarmalanmış ardında ki yalnızım 

Bir yönden sen bir yönden hayat 

Sana basit geliyor atların sesi 

Bir rüzgar efil efil seslese bu bedeni 

Gölgemi unuttum çoktan üzgünüm 

Tam olarak kestirdiğin saçların dan kanıyorum unuttum şimdi dün neydi al bu anılar kiminse vallahi ben yutkunamıyorum

Yabana atılmaz anılarımız da var bavuluna yükleyip gittiğin. Hiç gelmeyecek olan tirene tek kişilik bir bilet le bekliyorum ve hafızamda hatırladığım üç anı 

Kanatana kurban olayım 

Kanatan yine senin ellerinden 

Hiç çıkmasın anıların benden.

Sözünde duraksadığım bir ilmihal dir yolunu kesen bu beden benden çıkmışsa sana koşmak istediği için değil belkide bir yerlerde yine senden hiç çıkamadığı içindir 

Çok sarhoştum bir nevi gitmekle kalmanın arasında kendimi siyah gökyüzünün arasında buldum öyle bir kalırdık ki fotoğraf kadrajımız dağılır gitsek zaten kurumuş bütün denizler 

Hayatımı ne fotoğraflara yaktım ne denizlere ben yalnızca tutuklu kaldım fırtınalı saçlarında bir gün sona erecek elbet söyle ben kendimi nasıl seninle bitirebilir im

Bütün utançlarla masama ilişen emelsiz feryatlarım bitmiyor sevgilim bitmiyor korkarım alışmak ölümün bir başka adıdır içim gemisiz ben erken gelen ne varsa kurşuna dizerim vazgeçmez korkarakların işidir ben kazanmak istemiyorum hayata karşı beni vur beni kurşunlara diz rüzgara bırak ilişeyim saçlarına.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.