BEN YAPMAM AMA YAPANI ELEŞTİRİRİM

Merhaba!

Hayatımızın her yerinde karşımıza çıkan ve benim onları bir çeşit “enerji emici” olarak tanımladığım insanlar var. Kim bu “enerji emiciler”? 

-Sen yapamazsın o zor.

-Ohoo bu yaştan sonra ona mı başlayacaksın, gül gibi mesleğin var.

-Ben de istiyorum ama vakit yok.

-O konuya ben de ilgiliyim ama param yok, nasıl gideyim kursa?

Bu ifadeler tanıdık geldi mi?

Etrafımda hep sürekli öğrenmeye istekli, yeni şeyler deneyimlemeye hevesli, inandığı şeyin arkasından koşan, bir deneyimi elde etmek için vakit ve para harcayan, koltuk patatesi olmayan insanların olmasını isterim. Benim mottom şudur; etrafındaki insanlar sana yeni şeyler öğretsin.

Mesleği başka birşey olup ilgisi nedeniyle başka alana yönelmiş ve çok başarılı olmuş insanlar tanıyorum. Onları takdirle alkışlıyorum. Çünkü kendilerine yatırım yapmayı bilmiş insanlar. Zamanını verimli kullanmış. Televizyonun karşısında koltuğa gömülmemiş de bir eğitim almış.

Şimdi… Bir de bunları kıskanan “enerji emiciler” var. Benim etrafımda olmasını asla istemediğim, enerji emiciler radarıma girdiğinde onlardan koşarak uzaklaştığım, mecbur yakındaysam da iletişimi en aza düşürdüğüm. Neden? Çünkü seni o kaosun ve umutsuzluğun içine çekebilir. Bunu da şu sebeple yapar. Sen ondan iyi olma.

İnsanlar hayran oldukları insanları sosyal medyadan, televizyondan ya da başka bir yerden ulaşamayacakları herhangi bir yerde olsun isterler. Örneğin, bir şarkıcının sesini çok beğenir o da onun gibi şarkı söylemek ister; ama bunun için ne zaman ayırır, ne pratik yapar ne de girişim de bulunur. Daha sonra yakın arkadaşı şarkı söylemeye başlar, ve bu “enerji emici” arkadaşımız ne yapar? Onun içindeki tüm enerjiyi emmek için elinden, dilinden ne geliyorsa onla savaşmaya başlar. Çünkü ister ki kendi istediklerini başkası özellikle onun etrafında biri yapamasın. Şarkı söyleyebilen insanlar hep ulaşılamaz olsun da hayal olarak kalsın.

Kendi hayallerimizin başkası tarafından gerçekleştirildiğini görmek nedense üzüyor bizi. O hayali gerçekleştirmek için parmağımızı kıpırdatmamışız, sonra başkası yaptı biz yapamadık diye yakınıyoruz. Kimse elinden kitabı, defteri, boyayı, enstrümanı almıyor.

Önemli olan harekete geçmek. Önemli olan içindeki enerjiyi çıkarmak. Kıskanıp o insanı “yaptın ama yeterli değil, sen şimdi buna yaptım mı diyorsun” diye bu sözcüklerle onları demoralize edeceğinize ilham almaya bakın. Eğer bu kişiler yakınızdaysa daha güzel.. Aklınızdaki her soruyu sorabilirsiniz.

Hayatta herkesin bir amacı var, ve içinde gerçekleşmeyi bekleyen bir sen varsın. Kötü enerji yayıp kötü karma yaratımını iptal edin. Ben neler yapabilirim? Kendimi nasıl gerçekleştirebilirim? Sosyal statü, mahalle baskısı, kalıplaşmış o düşüncelerin kaygısını bırakıp kendin için, sen, tek başına neler yapabilirsin?

Takdir etmeyi öğrenmek gerek. Biri yapabiliyorsa takdir et ki bir gün seni de takdir etsinler. 

İyilikle kalın.

okur

Yazar: efdugu

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum