Balayı Macerası / YMK

Balayı Macerası, YMK’dan yani ilk kitabım ‘Yalnızlığın Muhallebi Kıvamı’ndan bir bölüm.

Okuyuverin gari… ツ

↓↓↓

Bangkok’tayız.

Sürpriz buymuş!.. Ne diyeyim adam, yani kocam ‘sürpriz’ kelimesinin hakkını veriyor!

Sokakta tezgâhlar var. Bunlardan birine yaklaşıyor ve taburelere oturuyoruz. İçinde ne olduğunu bilmediğim bir çorba içiyorum. Öyle bilmediğim şeyleri pek yiyip içemem ama Ali’nin ısrarıyla tadına bakıyorum. Fena değil gibi…

Adı ‘Tom Yan Kong’. Bu, King Kong’un en sevdiği çorbaymış mesela! ツ  Allahtan içimden, kendi kendime yapıyorum bu esprilerimi. Adamcağız bir avazda boşar beni ‘Kiminle evlendim Tanrım’ diye!!.

Chao Phraya nehrinde, nehir taksisiyle dolaştık. Timsahlı, yılanlı bir seyahatti. Tırsmadım değil ne yalan söyleyeyim. Sevmem ben öyle adrenalin yükleyeceğim diye uç şeyler yapmayı. Ay, Ali de tam tersine ve bana inat, tam da böyle bir adam.

Bulduk kaybetmezsek?! Daha neleri göreceğiz bakalım?

‘Wat Arun’ ve ‘Wat Phara Kaeo’ (Zümrüt Buda Tapınağı) tapınaklarını gezdik. Ayağım yere bastığı sürece sorun yok burada! Tayland’dayız anacım kolay mı?

‘Amore mio, yarın ‘Phi Phi Don’ adasına geçeceğiz. Muhteşem bir yer, eminim bayılacaksın.’

‘Ah, harika, bayılacağımdan emin olabilirsin!’

Bu 2004 de Tsunami’nin yerle bir ettiği ada değil mi ayol? Ay, hemen şimdi bayılacağım…

Eve dönmek istiyorum… Ev? Evim neresi? Ben kendi evimi istiyorum. Ailemi özledim. Hava çok sıcak ya da ben daraldım. Bu benim balayım, peki neden mutlu olup, keyif alamıyorum? Annemi istiyorum… Yo yo… Babam daha iyi gelir şu anki ruh halime. Annecik ‘Ben dememiş miydim’le başlayan cümleler kurar, içim daralır. Çünkü kadın haklı ve bu beni deli eder!..

‘Suna… Sesleniyorum duymuyorsun, şu manzaranın güzelliğine bak, mamma mia! İyi ki geldik değil mi?’

Ya, ne demezsin, iyi ki geldik. Hatta iyi ki evlendik, aksiyon ve adrenalin eksikti hayatımda, sağ ol! Bir sen eksiktin hayatımda, bir sen! İyi ki evlendik!

‘Evet, canım ne iyi oldu da geldik. Ne zaman döneceğiz?’

‘Hahaha… Dönmek mi istiyorsun yoksa? Dönüş tarihimiz açık, istediğimiz zaman döneriz. Ama daha görülecek çok yer var. Ben her şeyi planladım, plana göre hareket edeceğiz ve haftaya yeni evimizde olacağız sevgilim.’

‘Ne iyi, plan yapman iyi olmuş. Çok hoş. Yeni evimiz dedin. Ben daha dekore etmedim ki?! Boş eve mi gideceğiz?’

‘Hahaha… İşte başka bir sürpriz! Söylemeyecektim ama artık yeri geldi madem… Ev şu sıralarda yerleştiriliyor. Ben her şeyi ayarladım. Sürpriizz…’

‘Ah… Sü… Sürpr… iz… Ne güzel, her zamanki gibi her şeyi ayarlamışsın. Ne kadar düşüncelisin… Şuraya oturalım mı biraz, yoruldum da!..’

‘Sevineceğini biliyordum. Evliliğimiz süresince sürprizlere hazırlıklı ol! Ben her konuda ikimiz adına bir şeyler yaparım.”

“?!”

Ben de ağlarım ikimizin yerine… ツ

“Biz karı – kocayız, değil mi? Sen bana bırak. Çok mutlu olacağız.’

‘Çook… Çook… Çook mutlu olacağız… Midem bulandı biraz, otele dönelim mi? Ya da en iyisi sen gezmeye devam et, ben biraz yatacağım. Benim yüzümden otele kapanma!’

‘Ok sevgilim. Otelde görüşürüz. Ama iyisin değil mi, bana ihtiyacın var mı?’

Bir temiz sopa yemeye ve kendime getirilmeye ihtiyacım var.

Başımı yastığa gömüp, kendimi boğasım var, o yüzden bir yastığa ihtiyacım var.

Görünmez olup, senden ve kendimden kaçmaya ihtiyacım var.

Sanırım bir doktora ihtiyacım var!…

Kusacağım… Bir kovaya ihtiyacım var…

‘Hayır, canım, sen keyfine bak. Otelde görüşürüz.’

Ne yaptım ben yahu? Evlendim değil mi?

Tamam evlendim de o sırada ben neredeydim, yani aklım nerdeydi? Tamam adamı beğendin!! Anladık… Gez – toz – eğlen de niye kalkıp evleniyorsun?

Aman dert ettiğim şeye bak ya! Mis gibi adam, beni düşünüyor, sürprizler yapıyor, İtalya’dayım. Ne istiyorum daha acaba?

Huzur evinin kapısından döndüm işte!!

Bu saatten sonra armudun sapı, üzümün çöpü demenin âlemi yok!

Yok da niye bu kadar kafama taktım ben ne yaptığımı? Hiç takmazdım. Hesapsız kitapsız yapar, bir kere bile düşünmezdim ne yaptım diye. Demek ki içime sinmeyen bir şeyler var ama ne?

Sanırım yaşlanıyorum…

‘Neee, Phi Phi Don adasına gidemiyor muyuz? Aa… Nasıl üzüldüm bak şimdi!! İtalya’ya mı dönmek zorundayız? Olsun şekerim, toparlanıyorum ben hemen, tamam!’

Ay, ne güzel bir telefon görüşmesi oldu.

Lobiden arıyor beni kocacığım, çıkış işlemlerini yapıyormuş, acilen dönmemiz gerekiyormuş işleri gereği, ay tabi iş beklemez!!

Dönelim. Hatta ben de özüme döneyim, sonra TR’ye döneyim, ay boşanacağım ben!..

İklim Dora
Yazıyorum, Paylaşıyorum. Hayatın Sevmek, Inanmak Ve Paylaşmak Olduğunu Düşünüyorum. Az Öz Dostum, Ruh Ikizim Ve Kitaplarım Olduğu Sürece Benden Mutlusu Yok. Dünyalıyım. İçi Dışı, Özü Sözü Bir Olmak; Istediğim. Hadi O Zaman, Okuyalım Güzelleşelim. ツ
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Sevgisizliğine Bir Kalp Verdim

Sevgisizliğine Bir Kalp Verdim

Sonraki
Kısa Cümleler

İlginizi Çekebilir

kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.