Bu döngü ne zaman başladı, bilmiyorum.Ne zaman sıkışıp kaldım idealimdeki ben olamayan gerçekliğimle? Ne zamandır hayallerimin ipi bir uçurtma misali kayıp gitti ellerimden?Gerçek hayat, zihnimdekilerden ne kadar farklı ne kadar zor.Kimden intikam alıyorsun Sıla? Kime ceza kesiyorsun? Annen, baban, sevdiklerin ya da kendin?Kime öfkelisin bu kadar da geleceğini çöpe atıyorsun bir çırpıda? Oturmuyorsun masanın başına, dersini çalışmıyorsun, çalışamıyorsun.Kitap okuyamıyorsun,spor yapamıyorsun,yürüyüş yapamıyorsun,sağlıklı beslenemiyorsun.Ama bunların en önemlisi şu ki ders çalışmıyorsun be kızım.Neden bunu kendine yapıyorsun? Neden hayallerine ulaşma fırsatını geri tepiyorsun, elinde olan zamanı para misali harcıyorsun?Neden?Neden?Neden?
Ben bir cevap bulamıyorum, yapamıyorum.Her geçen gün sınava kalan gün sayısına bakıp da o günün de boşa gitmesine izin veriyorum.Bir düzen oturtmayalı o kadar zaman oldu ki… Kendimi zorlamayalı, sınırlarımı görmeyeli, başarısızlığa alıştığım, yenilmeye alıştığım o kadar çok zaman oldu ki…Sanki bu etiket, bu damga, bu leke üstüme yapıştı da kaldı.Sırtımda taşıdığım bir torba,bir yük oldu.Nereye gitsem oraya götürdüm.Lisede taşıdım, üniversitede taşıdım, kişisel hayatımda taşıdım.Ama artık dayanamıyorum.Belim kambur, daha fazla bu şekilde duramayacağımı biliyorum.Eğer kalan günleri de harcarsam bir şeyleri fark ettiğimde çok geç olacağını biliyorum.Biliyorum.Kendimi yine başarısızlığa mahkum edeceğimi,olabilme ihtimaline sahip her şeyi kendimden tek bir hatayla alabileceğimi ve hayatın bu evreden sonra çok daha kötü hissettireceğini biliyorum. Ama bir şekilde hep bahanelere sığınıyorum, yapamadığımdan dert yanıyorum.İstemediğimden, hiçbir şey istemediğimden.Şiddetli bir isteksizlik sorumluluklara karşı.Şiddetli bir umutsuzluk ve sonsuz bir sıkıntı.Devamlı süren bir iç sıkıntısı.Ardı ardına kahve içerek dolduramadığım boşluklar, sıkıntıdan yediğim abur cuburlar.Sanki ne kadar çok, ne kadar tıkanırcasına yersem o kadar dolarmış gibi içimdeki her bir zerre. Sanki,sanki kendimi mahvedersem yapabilirmişim gibi.En dibe doğru kendimi son sürat götürüyormuşum gibi.Kendimi benden başkası kurtaramaz farkındalığında olmama rağmen.Kendimi önce yok edip, un ufak edip de sonra teker teker yapboz parçalarınca birleştirmek gibi…Ama sadece kendimi un ufak edecek olmanın eminliğinde, kararlılığında olaraktan.Kendimi tekrar nakış nakış dikeceğim konusunda asla söz veremezken.Tekrar ederken aklımdan geçen bir düşünceyi ve dilimden dökülen bir heceyi.İkinci turları dönerken, içime sinmezse üçüncülere başlarken.Pes ederken, pes ederken,pes ederken.
Şimdi, kimden intikam alıyorsun Sıla?
Kime ceza kesiyorsun?
Kimi yolluyorsun o sonu gelmez gözüken karanlık boşluğa?
Kime kin kusuyorsun?
Kendime.
Kendime .
Sadece kendime.
dipnot: hotline bling – Billie Eilish
Çektiğim fotoğrafları incelemek ve ulaşmak isterseniz instagram hesabım: everyghostinme
