İnsan Ömrü Biraz Tamirhane Biraz Tımarhane
Balkonlar her zaman dikkatimi çekmiştir. Özenle yapılmış, düzenli olarak kullanılan, sohbet edilip, çay kahve içilen balkonlar daima kalbimi sıcacık yapar. Kendimi bazen evin balkonu gibi hissediyorum. Bunu da bütün balkonlardan özür dileyerek konuşmak istiyorum. Hayatı boyunca birilerini memnun etmek için yaşayan biri olarak ( aileyi mutlu mesut etme çabaları diğer herkesin yedi sülalesine benden sütlaç) kendimi gerçekten balkon gibi hissediyorum. İstenildiği zaman kullanılmayan eşyaların atıldığı, sadece sigara içilmeye çıkılan, sohbet muhabbet için kullanılan, halıları asmak için kullanılan, sadece evi havalandırmak için kapısının açıldığı hatta ve hatta kışın yüzüne bile bakılmayan balkonlar gibi..Size bir sır vereyim mi? İşin sonunda sizden salona katılmış bir balkon olarak bahsediliyor. Ben fark etmeden balkon mevzusunu çok içselleştirmişim. Ben bunun farkında mıyım acaba? Farkındayım. Siz sizn olun sorumluluğunuz olmayan durumları ele almayın, hatta ve hatta direkt ben bir işeyip geliyorum deyin ve gelmeyin odanıza gidin ve uyuyun. Ben bir ara uyumanın her şeyi düzelteceğini, yani en azından bana dokunmayacağını sanardım. Hatta enayi gibi az üzüleceğimi sandığım zamanlarda olmuştu.
Şimdi soruyorsunuz; “ee abla böyleymişsin okey de şimdi durumlar nasıl?” Diye. Hemen onu da cevaplayayım; bir şekilde 27 yaşıma ulaşmış durumdayım. 2. El bisiklet gibi düşünün. Lastikler biraz yıprandı vites bir 5’te bir 3’te. Ben taşırım ya sorun dediğim poşetlerini biraz biraz bıraktım, yok be baya baya bıraktım. Toparlanıyorum. Toparlanmakta demeyelim ya aynı yoldayım. Tek fark ya önden gidiyorum ya da arkadan. Ortası hep bir yük. Ne istediğimi bilmiyorum ama ne istemediğim konusunda çok netim. Bana hep tahammülsüz, sinirli falan derlerdi ben de evet derdim artık böyle düşünmüyorum. Ben baya sabırlı ve tahammülü yüksek biriymişim. Bana haksızlık edilmiş, yazıklar olsun diyorum sevgili dinleyen. Yazıklar olsun. Ben bu saçları 15 yaşımda parkta ağartmadım.
İnsan sevdiğine zaman ayırır biliyo musunuz? Umarım biliyorsunuzdur çünkü ben bunu bu yaşımda yeni anladım. Nerden baksak geç oldu. İnsanoğlu, biraz tımarhanede birazda tamirhanede geçen bir yolun yolcusu. Ben işin kıraathane kısmındayım. Yoldan çıkmak için elimden geleni yapıyorum. Yolun anasını ağlatmak istiyorum.
