28 Temmuz 2014

28 Temmuz 2014

28 Temmuz 2014

Kazandım Beastly 🙂

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo,Televizyon,Sinema.

Hani ‘Emlak Mühendisi’ Ali Ağaoğlu’nun bir sloganı var: ‘Yaptım, olacak; hayaldi, gerçek oldu’ İşte ben de şu an ‘hayaldi, gerçek oldu.’ havasındayım. Tabi şöyle bir fark var: Bu Marmara Üniversitesi’nin  adı bile benim hayallerime sığmayacak kadar büyük.

İstanbul’a gidiyorum Beastly 🙂

İlk tanıştığımız zamanlar, sen bana:’Sen şimdi İstanbul’a gidersen, sevgilin de olur.’ demiştin. Unutmuşsundur belki. Seni unutursam tabi ki sevgilim olur fakat bundan önce yapmam gereken çok şey var. Bunlardan biri de hazırlık okumak. Eğer hazırlığı geçemezsem farklı bir okulda okuyacağım. Bu yüzden kesinlikle hazırlığı geçmem gerek Beastly.

Eskiden olsa yani bir 3 ay öncesine kadar sen anlatırdın, ben sorardım. Sen sorardın, ben anlatırdım. Aramızda iletişim vardı.

Bazen düşünüyorum Allah seni benim karşıma neden çıkardı? Bir cevap bulamıyorum. Acaba Allah, ‘bak hayatta böyle insanlar da var ve sen böyle insanlara da aşık olabilirsin’ demek için mi tanıştırdı bizi? Bu yüzden mi o kahverengi gözlerini yüreğime işletti?

Sen beni her türlü unutursun. Sen de hiç yer etmedim ki. Ben de seni unuturum. Tek farkla, kolay olmaz. Eee malum insan ilk kez aşık olursa, ilk kez sevdiği için ağlarsa hemen unutur mu canım?

Neyse konumuza geri dönelim. Şöyle düşünülürse, önümde kocca bir 5 sene var ve benim için hayal olan bir okulda okuyacağım. Mutlu musun? diye sorarsan, evet çok mutluyum. Çünkü benim hayatımın her noktasında üniversite vardı. Dua ediyorum ve fark ettim ki hala üniversiteyi kazanayım diye dua ediyorum. Benim edecek duam kalmamış Beastly. Sen insan olduğunu unutmuş, ben maneviyatımı unutmuşken biz daha neyin savaşını veriyoruz hayat için? Pardon yanlışlıkla ‘biz’ dedim. O hiç yoktu işte.

Elimi sıktığında fark ettim ki yüreğim artık titremiyor. Az kaldı unutmayı da beceririm. Ama özlemişiz be birbirimizi bunu da inkar etmeyelim.

Şu an yanımda saat yok, sanırım sabahın 5.40’ını yaşamaktayım. Kuşlar ötüyor. Ben üniversiteyi kazanmışım. Hayat güzel, sevdiklerim hayatta. Ben Allah’ın sevgili kuluyum diyebilirim. Ah seni de unuturum korkma. Başına bela olacak kadar salak değilim. Artık biz seninle rüyalarda da hayallerde de buluşmayalım. Ablam da ‘yeter üniversiteye gidiyorsun. Düşünme artık şu çocuğu’ diyor. Üniversiteyi kazanmakla ne alakası varsa.. Yine de haklı.Gönlünde olmadığım bir insanı daha fazla aklımda tutmaya izin veremem.

Bilmem belki yazarım sana ya da yazmam. En iyisi yazmamak. Bunu bir son mektup gibi görebilirsin. Ben yazacak o, bu, şu, kişisini bulurum.

Sen hiç üzülme yine de olur mu?

Mutluluk var. Şunu maneviyatla birleştirirsek her şey güzel olacak.

Hayat bu kimin başına ne geleceği belli olmaz. Bir gün belki bu kağıt parçaları eline geçer. İçin sızlamadan oku. Gülerek,kahverengi gözlerin tebessüm etsin. Yaşadığın hiçbir şey için üzülme. Onlara sahip çık ve ders al. Egoistliği bırak, insan olmaya bak.

İçimde kaybolacak birine yine çok yazdım. Neyse. Burnundan öpüyorum, gülme ciddi söylüyorum. Gülümse biraaaz 🙂

Hadi Eyvallah 🙂

okur

Yazar: Buke

Gittim, gördüm, gezdim, sevdim, aşık oldum, yaşamadan yaşadım. Şimdi de paylaşıyorum. Hepsi bu.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.