Tanrı ile Sohbet

‘”İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye daha sonra da yok ettiklerini yeniden sevmeye meraklıdırlar” 2006 yılı yapımı Conversations With Gold flmindeki bu alıntı insanın anlam arayışını sorgulatan, defalarca yıkıp ardından tekrar yaptığımız binaları ve tabuları hatırlattı bana.

Sahi neydi ardaığımız; sevdiklerimizi biçimlendirmek, yenilemek yada bozmak. Belki biri yada hepsi. Durağanlığı sevmediğimiz ortada kaybetmeyide göz önüne alamadığımızdan her yenilgide yenilenircesine yeniden inşa ediyoruz içimizdeki şehirleri.Günümüz insanının en kalabalık sesi kendisi kurduğumuz şehirlerden benliğimizi duyamıyoruz. Hiçlik içinde kavrularımız bi benlik aratıyor bize “Tanrı insanın ulaşmak istediği her şey. Tanrı insanın olmak istediği yüce Ben’liği” aranılan benlik, anlamak , anlamlandırmak özümüzle sohbeti bırakalı sağır olduğumuz aşikar.Çok sesin var olduğu asıl sohbeti duyamadığından bunca arayış.flim kendimizden uzaklaşırken korkularımızı mütiş bir şeklide aktarmış. Sade yalın bir anlatımla oluruna bırakmak ve beklemeyi anlatmış aslında.Aceleciliğimiz uzaklaştırıyor bizi bizden çok şeye ulaşılabilirlik asıl aradığını bulmayı zorlaştırıyor.

Dur ve düşün şuan gerçekten nerde olmak isterdin.

Nefes al  ve sakince oraya nereden gideceğini bul.

Bir yolu muhakak vardır.Belki daha önce gitmişsindir.

“Hiçbir şey kendi başına acı değildir. 

Acı, yanlış düşüncelerin sonucudur. 

Acı, düşünce hatasıdır.”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.