Sosyal Adalet ve Sosyal Politika

Sosyal politika, günümüzde daha çok, sosyal güvenlik sistemleri, sosyal sigortacılık kavramı, sosyal yardımlar ve sosyal hizmet uygulamaları çevresinde ele alınmaktadır. Ancak, bütün bu uygulamaların arkasında var olan ilkeler, uygulamalar üzerinde yoğunlaştığı için çoğu zaman göz ardı etmektedir. Sosyal politika bir sürecin sonunda kurumsallaşmış ve daha sonrada kurumsalaşmıştır.Bu süreç, batılı ülkelerde yaşamış olan sosyal,siyasal,yasal ve iktisadi gelişmelerin bütününden oluşmaktadır. İsteye bağlı ve merhamet esasına dayalı toplumsal yardımlaşma,yerini,eşit haklara sahip bireylerin toplumsal risklere karşı kurumsal kurumlardan korunduğu sosyal politikaların uygulamalarına bırakılmıştır.

     Bu çerçevede bakıldığı zaman adalet eşitlik özgürlük kavramlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ve bundan dolaysıda sosyal adaletin önemi ve bu adaleti kurumsallaştırmak amacıyla politikalar geliştirilmesi ve bu politikalar çerçevesinde insanların refahı ve toplum düzenini oluşturmak için tüm bireylere sorumluluklar düştüğü gibi devletin de sosyal adaleti sağlamak amacıyla büyük görevler düşmektedir. Bu görevler çerçevesinde yoksulluğun giderilmesi sağlıklı sos yo kültürel yaşamın sağlanılması ve toplumun birlikte eşit bir şekilde yaşamalarını ve koşuların daha iyi olmasını sağlanılması gerekmektedir. Sosyal politikaların hukukun üstünlüğünün yargının bağımsızlığını ve bireysel özgürlüklerin kazanılması ve yasama yürütme gibi organların daha güvenilir kılınması devletin bir sorumluluğudur topluma, bu çerçevede bakıldığı zaman sosyal politikaların önemi daha fazla görülmektedir. Vatandaşın daha eşit şartlarda hür bir yaşam için gereken desteğin verilmesi ve buna yönelik sosyal politikaların üretilmesi lazım. Bu çerçevede bakıldığı zaman bireysel özgürlükler toplumsal özgürlükler eşit haklar eşit imkanların sağlanılması destek verilmesi, örneğin çiftçiye üretim yapmak için destek sağlanılması. yapay zekanın ve bu yapay zekaların gelişmesi için bireylere gereken teknolojik destekler sağlanılmalı.Sosyal politika, tanımı konusunda uzlaşmaya varılmayan kavramlardan birisidir.politika,kelime anlamı itibarıyla hedefe ulaşmak konusunda izlenen yol anlamına gelmektedir. Bu hedef, yaşamın her alanına ilişkin olabilir. Bununla birlikte, hedefe ulaşabilmek konusunda izlenecek yolar hiçbir zaman tek değildir.genelikle ulaşılmak istenen noktaya götürebilecek birçok değişik yol içerisinden biri yada daha da birkaçı seçilir ve değeri elenir. Bu nedenle, bir politikanın varlığından bahsedilebilmek için öncelikle bazı hedefler ve bu hedeflere ulaşabilmek için oluşturulmuş sistematik bir planının olması gerekmektedir. Bu bakımdan değerlendirdiğinde sosyal politika, toplumsal eşitsizlikleri azaltması hedefleyen uygulamalar ve düşünceler bütün olarak tanımlanabilir. Bir başka ifade ile, sosyal politikanın amacı bir toplumda sosyal adaleti tesis etmektir. Sosyal politika genelde, toplumum kapitalizm tarafından yaratılan çeşitli belirsizlik ve tehlikelerden korunması olarak da tanımlanmaktadır.(çelik 2010).sosyal politikaların temel hedeflerinden biriside yoksulluğu gidermek ve zengin ile fakir arlarındaki dengeyi sağlamak amaçlanır. Bu doğruluda geliri yüksek olandan yüksek vergi alıp geliri düşük olan toplum kesimine sosyal yardımlaşma ve dayanışma merkezleri vasıtasıyla ulaştırmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda gelir eşitsizliği olan bu devletlerde daha iyi bir denge sağlanabilir. Daha iyi bir yaşam için çevrenin korunması yeşilliklerin zarar görmemesi ve çevreyle etkileşim halinde olan toplumun daha sağlıklı olmalarını sağlanabilmektedir. Sosyal adaleti sağlamak amacıyla çeşitli tanımlar yer almıştır.

•Sosyal adalet üzerinde önemli çalışmaları olan, Lae ann Bell yapmıştır.kaynakların eşit dağıtıldığı ve bütün üyeleri bedensel ve ruhsal,ve sosyal açıdan güvende ola

•n bir toplumun adil olduğu belirtmiştir.

•Sosyal adalet hakında bir diğer kişilerden birtaneside ünlü yunan filozof eflatun,devlet adlî eserinde ütopik bir toplumsal düzenden bahsetmiştir ve yöneticilerine özel mülkiyet hakkı tanımıştır.en iyi devlet yönetimi herhangi bir yurtaşın kaygısî herkesin kaygısı gibi görülmesidir.

•(Reeve) wan vormer 2004 adaletsizliği çaresizlik,baskı,sindirilme ve eşitsizliğin doğal bir sonuç olarak. Görülûr.sosyal politikalarının amacı  var olan adaletsizlikleri ortadan kaldırmaktır.

•Gill 1992 adil toplumların bütün fertlerini eşit kalbul etmesi ve herkese eşit haklar ve sorumluklar yüklemesi gerektiğini öne sürmüştür.

•Faydacı liberal geleneğin öncülerinden J.S.Mill’e 1863 göre,köleler ve özgür insanlar,derebeyleri ve serfler,soylular ve sıradan insanlar,sermeyaderler ve emekćiler farklî zamanları yansıtan ama aynı hiyaraşik izleri taşıyan sosyal gerçeklilerin adaletsizliğe dönüşmüş halerini ortaya koymaktadır.

•Miler 1999 hal etme unsurunun sosyal adaletin önemli bir parçası.olarak görmüş.ancak merkeze koymamıştır.

•Rousseau’nun toplumsal sözleşme 1762 adlı eseri çağdaş sözleşmeci yazarlara ışık tutmuştur.Biri işi yaptırmak ūzere 3 işćiye yapılacak iş konusunda eşit ücret verilecektir.

•McClelleand’a 1996 göre hobbesin felsefesinde de doğal durum veya toplum öncesi durum ile uygar durum veya durum arasindaki karşıtlıklar ön planda görülmüştür.

•Gaskin’e 1998 göre sürekli ölüm korkusu yaşamı güvence altına alabilme arzusu ve yaşamı güvence altına alacak araćları elde edebilme umudu taşıması.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

12 yorum

Yorum Yazın
  1. ADELET OLMADAN HİC BİR SEY OLMUYOR ADALET OLMASA İNSANLAR ELİNİ KOLUNU SALAYARAK GEZER YASASİN ADALET BROVA 👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.