in

Sağlık Ve Stres (Eleştiri)

Modern hayatta mutlu olmanın biricik yolunu arayan bir birey, – kesinlikle- hayata tersten bakmayı da öğrenmelidir. 

Sözgelimi bize anlatılan  veya bize öğretilen- biraz da eğitim sisteminin yetersizliğinden olacak ki- sonuçtan sonrakidir. Sonuçtan sonrası bizim için önemlidir. Oysa canlılık ve hayat öyle işlemez tutarlı ve adildir. 

Tıpkı Kötü bir hayatın, alışkanlıkların, ezber bir yaşamı sonucunun hastalık olması gibi…

Aynı şekilde kötü yönetilen, zarar eden bir işletmenin kalitesiz ürün  üretmesi ve/ya batması da  eğitimsiz ve bilinçsiz bir işletmeciliğin sonucudur.  

Aslında stres doğanın ve işleyişin bir cezalandırma metodudur. Sonuçlardan  sonrası değil öncesinde çözümü aramak gerekir. Emekleme döneminden başlayarak, yürümeyi, koşmayı ve sonrasında hızlanmayı öğrenmeliyiz.

Maalesef hayata koşarak başlıyoruz ve adalelerimiz buna hazır değil…

Hayata gerçek bir bakış açısı ve samimiyetle bakmayı öğrenmemiz gerekiyor. ancak sosyolojik gerçekçilik ve samimiyet – her ne kadar sevsek de –   bizim hoşumuza giden bir şey değildir.

Bir şeye başlamadan önce araştırma yapmak bir şeyi öğrenmek ve bunun üzerine bir şeyleri inşa etmek bizim hoşumuza gitmiyor. Çünkü bizler heyecanı her zaman sonuçta arıyoruz oysa heyecan, aşk ve mutluluk süreçlerdedir

Süreçleri göz ardı ettiğimiz için strese giriyoruz.

Kaliteli bir ön sevişme – her zaman-  orgazmdan daha çok haz verir.

Yani gerçekte, devam eden, süreklilik vaadeden şeyler hoşumuza gider.  

Lezzetli bir yemek kaliteli ürünlerin ve kaliteli bir şefin sabır ve samimiyet ile  dolu geçmişine dayanır hatta çiftçinin ürünü sabır ve samimiyetle yetiştirmesine dayanır.  Oysa biz o geçmişi ve gerçekliği reddedip lezzetli yemeğe odaklanıyoruz. 

Stres sahibine hakkını vermememizden kaynaklanır. Evet stres bir sonuçtur, haksızlıkların, kötü yaşamın kötü beslenmenin, kötü alışkanlıkların ve aceleciliğin sonucudur.

Stres biraz manevî biraz da fizyolojik yoksunlukların acelecilik ile münasebetsizliğinden başka nedir ki?

Şimdi de fizyolojik boyutuna bakalım

Yanlış besinler yerseniz vücudunuz buna tepkiler gösterebilir. Kaşınma, kızarma ,halsizlik, yorgunluk mutsuzluk, huysuzluk, tatminsizlik ve yoğun kaygı gibi… 

Bunların tamamı stresin farklı versiyonlarıdır.

Genellikle yanlış beslenme, kötü yaşam tarzının doğal sonucudur. 

O halde bizler bununla nasıl baş edeceğiz?

Kendimizi tanıyacağız öncelikle doğa için nasıl milyarlarca çeşitten ve çeşitlilikten bahsedebiliyorsak insan için de aynı şeyi söylememiz mümkün…

Her insan farklıdır, hem fiziksel olarak her hem de ruhsal olarak farklıdır, her insan kendine özgüdür; her insanın tolere etme kapasitesi farklıdır dolaylı olarak sağlık sistemini de eleştirmiş oluyoruz.

Çünkü bize çözüm olarak sunulan şey genellikle pakettir, tablettir.   Biz bir pakette alıyoruz içinde sağlık mutluluk, aklınıza gelebilecek birçok faydalı şeyi bir arada alıyoruz. – söylenen- Ancak şunu göz ardı ediyoruz, umursamıyoruz veya bilmiyoruz hayat neden ve sonuçlarıyla tamamıyla tutarlı bir yapıdadır.

Yani sizler bir anlık hazzın peşinde iseniz çok ciddi anlamda geleceğimiz için acılara katlanmanız ve hazırlıklı olmanız gerekiyor çünkü vücudunuzu biyolojik olarak o hazza alıştırmamışınızdır veya amacınız haz ise o süreçlerdeki geçmişe dönük mutluluktan da ve hazdann da kendinizi mahrum bırakmış oluyorsunuz. güzel ve güzellik bir süreçtir siz ya da bizler ne yapıyoruz sadece makyaj ile boyuyoruz oysa sağlıklı olmak dünyanın en büyük mutluluğu ve dünyanın en büyük güzelliğidir.  Onu boyamak yerine içimizden,vücudumuzdan başlayarak o güzelliği ve mutluluğu tamamlamamız gerekiyor. 

Pekiyi sağlık sistemi bu konuda bize ne diyor?  

Şu tableti alırsan iyileşirsin. Bu da aynı şekilde makyaj da olduğu gibi bir aldatmacadır. Bir boyadır sizin vücudunuz eğer uykuya ihtiyaç duyuyorsa ve siz ısrarla sizi uyutacak bir tabletin peşinde iseniz kesinlikle artık siz kapana kısılmışsınızdır.

Eğer uykunuz gelmiyorsa, yeterince karanlık bir ortamda değilsinizdir, eğer uykunuz gelmiyorsa yeterince sessiz bir ortamda değilsinizdir, eğer uykunuz gelmiyorsa üzerimizdeki elbise veya yatağınızda ki  tekstil ürünleri olabilir ve diğer eklentiler olabilir kesinlikle vücudunuza zarar veriyordur, eğer uykunuz gelmiyorsa gün içerisinde yapmanız gereken ciddi bir şeyi yapmamışsınızdır,

Demek ki neymiş hakikatler geçmiş üzerine bina edilen sorumluluklardır. Siz bir sorumsuzluğu bir boya ile kapatmassınz bir tabletle gideremisiniz vücut asla bunu kabul etmez.

okur

Yazar: Toprak Yaprak

Bir kamu kurumunda yöneticiyim. Kaliteli sohbet ve yazın arayışı, başlıca iyi özelliklerimdendir. Aslen bir iletişimciyim. Ancak zamanla bu kişiliği ve mesleği unuttuğum da pekâlâ doğrudur. Bekarım (boşanmış) çocuklarım var.

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.