Selam, bugün aşk hakkında konuşacağız. Leyla ile Mecnun’un hikayesinden bahsedeceğim size. Belki de daha önce duymadığınız bir versiyonundan.
Mecnun Leylayı ilk gördüğünde aşık olur. Bazı hikayelerde Mecnun Leylanın sadece gözlerini görmüş ve rağmen amansız bir aşka düşmüştür. Ancak Leylaya ulaşamaz. Onu ararken çöllere düşer Mecnun. Günler haftalar geçer, bir gün Hükümdarın askerleri çölde Mecnunu görür. Onu Hükümdarın yanına, saraya getirirler. Hükümdar Mecnuna neden çöellerde dolaştığını ve perişan halde olduğunu sorar. Mecnun kafasını bile kaldırmaz yerden, Leylasını aradığnı söyler. Bizim perişan Mecnunun haline Hükümdar üzülür. Adamlarına emreder ve diyardaki bütün güzel genç kadınları saraya toplar. Mecnuna adeta bir harem sunulmuştur. Ancak Mecnun yine kafasını dahi kaldırmaz ve Leyladan başka isim söylemez. Bunun üzerine Hükümdar adamlarına emreder ve Leyla saraya getirilir. Hükümdar ve saray halkı oldukça şaşkındır. Leyla kara kuru, çirkin bir kızdır. Diyarın en güzel kadınları için kafasını kaldırıp bakmayan Mecnun, nasıl olur da böyle bir kadın için çöllere düşmüştür? İnsanlar bu durumun şaşkınlığını yaşarken Mecnun ilk kez başını yerden kaldırır ve Leylaya bakar. Yüzünde asla tatmin olmamış bir ifade ve hoşnutsuzluk vardır. Herkes büyük bir kavuşmaya şahitlik edeceğini sanır ancak Mecnun “Sen de kimsin! sen Leyla değilsin. Leyla ben olmuşum” der ve Leylayı iterek saraydan ayrılır. Tekrardan çöllerin yolunu tutar.
Bu hikaye gariptir. Neden gariptir biliyor musunuz? Çünkü hayatı ve aşkı anlamlandırdığınız kadar anlarsınız hikayeyi ve gerçekten aşık olduğunuzda hikayedeki Mecnunu anlarsınız. Hikayenin bu versiyonuyla ilk tanıştığımda henüz gençtim. Aşk olduğunu zannettiğim yüzeysel hisler yaşamış ve kendimi bilge zannetmekteydim. Mecnunun, Leylayı ilk gördüğünde bedeninden etkilendiğini ve sonra elde edemediği için içinde ilahlaştırdığını düşünmüştüm. Bu nedenle karşısına çıkan Leyla onu tatmin edememişti. Daha sonra seneler geçti, büyüdüm, gerçekten aşık oldum. Hikaye tekrar karşıma çıktı. O an anladım işte kendinden geçip başka biri olabilmenin ne demek olduğunu. Kendi bilincini kaybetmenin, onun fikriyle yaşamanın nasıl hissettirdiğini anladım. Beni tatmin eden şey o değil onun düşüncesiyle yaşamak, uyumak, nefes almaktı. Sonra ona sahip olmaktan korktum. Onunla sahip olduğum ilişki, onun hayalini kurduğum keyifli anları elimden alacaktı. Çöllere düşüp onu aramak ancak hiç bulamamak istedim. Sahi Mecnun da bu yüzden Leylayı çöllerde arıyordu tahminimce. Bulamamak için.
Bu hikayeyi eğer yeterince iyi anlamamışsanız. Aşktan deli olan birine “Mecnuna dönmüşsün” diyebilirsiniz. Ancak işin aslı Mecnun henüz gerçekten aşık olan değildir. Gerçekten aşık biri artık Leyla olmuştur.

