KENDİNİ ÖKÜZ SANAN BİR GARİP HÜKÜMDAR: BUHTUNNASIR

Buhtunnasır, Buhtunnusur veya bilinen diğer adıyla II. Nebukadnezar M.Ö. 605-562 tarihleri arasında hüküm sürmüş ve yine kendinden önce Yeni Babil İmparatorluğu’nun kralı olan bir babanın oğluydu. Hüküm sürdüğü tarihlerde en az babası kadar başarılı olan Buhtunnasır, Mısır Firavunu II. Necho’yu yenilgiye uğratıp Suriye ve Filistin gibi toprakları da hükümdarlığına dahil etmiş, babası öldükten sonra Babil İmparatorluğuna yeni Kral olarak geçmişti. 

M.Ö. 597 tarihinde Kudüs’ü ele geçirerek şehri ve devasa Süleyman Mabedi’ni yerle bir etti.

,

Tapınaklar, yollar ve sulama kanalları gibi halkına faydalı olacak şeylerin yanında çok sevdiği eşinin adına dünyanın yedinci harikalarından biri olarak anılan Babil’in Asma Bahçelerini inşa ettirdi.

Ve yine yaşadığı dönemde yaptırdığı eserlerden bir tanesi de günümüzde ilgiyle ziyaret edilen, aşk tanrısı İştar adına yaptırmış olduğu İştar Kapısı’dır.

Fakat başarıları ve hizmetleri bu kadar çok olan bir hükümdar, başarısına başarı, toprağına toprak kattıkça böbürlenerek zamanla tanrı kompleksine kapılmıştı. 

Rivayete göre Buhtunnasır, kazandığı bir zafer sonrası gereğinden fazla gururlanarak tanrılığını ilan etmiş ve bunun üzerine tanrı onu cezalandırarak ve tam yedi sene kendisini öküz sanmasına sebep olmuştu. Aynı konu bağlamında verilen bir rivayet ise tanrının onu gerçek bir öküze çevirdiğini iddia etmekteydi.

Bir başka rivayete göre de -bu rivayet Nemrut için de söylense de kesin bir bilgi yoktur- Buhtunnasır tanrılığını ilan ettikten sonra burnuna bir sinek kaçmış ve o sinek beynine kadar ilerlemişti. Sinek, beyninde dönüp durarak onu rahatsız ettiğinden başının oldukça ağrımasına sebep olduğu için Buhtunnasır, çareyi başını tokmaklattırmakta buldu. Sinek beyninde dolaştıkça o tokmaklattırıyor, tokmakladıkça sinekle beraber kendi de bir süreliğine sersemliyordu. Fakat bu kalıcı ve faydalı bir çözüm olmadığından dolayı tokmağın kafasına her inişinde beyni de zedelendiği için çırpına çırpına can verdi. Ölümünden sonraysa tahtına oğlu oturdu.

Bu bilgilere ek olarak sizlerle Buhtunnasır’ı araştırmama sebep olan, şiirlerinde tasavvufi ögeler kullanan Cumhuriyet Dönemi yazarımız Asaf Halet Çelebi’nin şiirini de paylaşmasam içim rahat etmezdi. Buyurunuz bu güzel şiiri sizler de okuyunuz efendim:

İbrahim
İçimdeki putları devir
Elindeki baltayla
Kırılan putların yerine
Yenilerini koyan kim

 Güneş buzdan evimi yıktı
Koca buzlar düştü
Putların boyunları kırıldı
İbrahim
Güneşi evime sokan kim

 Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
Buhtunnasır put yaptı
Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
Güzeller bende kaldı

İbrahim
Gönlümü put sanıp kıran kim

*****

Keyifli vakitler dilerim. Uzun bir aradan sonra tekrardan merhaba. 

kooplogger

Yazar: emekli

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.