Hafıza Sarayının İçine Doğru

Bir yaşam dolusu para mı yoksa doğumundan 20 yaşına kadar olan hayatının bir kaydı mı?

Anılar senin için değerli mi? Her bir anı saniye saniye kayıt edilmiş yaşamını en azıdan neler yapmışım lan ben deyip oturup izlerdin sezonluk dizi gibi. O 20 yılı izlemek için bir 20 yılını feda etmeye hazır mısın? Belki de sahneleri atlaya atlaya giderdin kim bilir.

Neden bu kadar değer biçeriz geçmişe sana söyleyeyim. Çünkü bir netlik yok çoğu ‘anı’mızda.Paramparça değil de parça parça hep. Mesela çocukluğuna dair tetikleyiciler hatırlatıyor da öyle çıkıyorsun yolculuğa. Elinde uçan balon tutan çocuk,ya da bir elma şekeri, bir tohum,ışıklı ayakkabılar,çocuğunla izlediğin çizgi film,patenler, uzun yıllar sonra geldiğin o yer, şehrinin o kokusu,bir görüntü var allak bullak. Hay Allah nereden geldik buraya.İşte onlar bizim hafıza işçilerimiz. Bizim için oradalar ve iyi ki varlar.Diğer türlü nasıl hatırlardık.

Aslında hepsi kafamızın için de bir yerlerde değil midir yoksa yeni anlar eklendikçe eski anılar değersizleş mi. Hafıza çöplüğünden çıkarmak istediğin binlercesi vardı oysa. Onlar değersiz değil bence hatta çok az olduğu için onlara inanılmaz değer biçiyoruz içten içe.

Bu yüzden açılmaz mı o fotoğraf albümleri.Tekrar yad etmek için geçmişi.Bir bakarsın zaman öyle bir hızla akmış. 

Annem ben yaramazlık yaptığımda beni odaya kilitlerdi. 5 dakika cezalısın burada derdi. 5 dakika. Sadece 5 dakika. Bende kanepeye çıkardım. Duvar saatine daha yakından bakmak için. O 5 dakika ne geçmez bir 5 dakikaydı. Sanki yıllar gibi gelirdi. O oda da yıllarca kilitli kalmışımda benim zindanım olmuş. Üzerinden kaç 5 dakika geçti kim bilir.

Zaman öyle bir hızla akarmış öyle bir hızla akmış ki fotoğraftakilere sadece fotoğraflardan baktığın bir zaman gelmiş.

Beki geçmişse gidemeyiz ama onların bizimle yaşamasına izin verelim.En azından yüzümüzde tebessüm oluşturanları.Hatta yapabiliyorsak sadece mutlu olanları kalsın içlerinden. Gözyaşlarımıza zuhur edecekleri bırakalım gitsinler,izin verelim uçsunlar gitsinler boşlukta,kaybolsunlar. Sadece mutlu fotoğraflara yer kalsın,zihnimizde ki iyi anılara.

Bir yaşam dolusu para mı yoksa doğumundan 20 yaşına kadar olan hayatının bir kaydı mı? Anılar senin için değerli mi? Hangisini tercih ederdin? Geçmişini vaat etseler izlemek ister miydin? Zamana müdahale etmek yok. Hep aynı şeyler,zaten yaşadığın anılar halbuki. Hep kafamızın içinde,hafıza sarayımızda bir yerlerde konaklayanlar onlar.

Kendine uzaktan bakmış mıydın hiç?

Geçmişimi ruhumda besliyorum benimle sonsuza dek yaşar belki ve belki o ruh en karanlık anımda tekrar aydınlatır beni diye.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.