Çırpınışlar

Çırpınışlar

Çırpınışlar

Kara bulutlar geçerken üstümüzden beyaza olan hasret dolar göğsümüzün en derinlerine. Kışı beklersin, kış gelir ve sonra ondan da sıkılırsın. Sabah olur akşam olsun dersin ve böylece bir günü heba ettiğini fark etmezsin bile çoğu zaman.. Bazı geceler sabahları zor edersin o gece hiç bitmicek sen o güneşin doğuşunu sanki bir daha hiç göremeyeceksin gibi,delicesine beklersin sabah olmasını.. Yağmur yağar kar yağmasını istersin,kar yağar güneş açsın dersin. Ruhunun huzursuzluğunu bunların hiçbiri geçiremez yine de.. Ümit edersin yine de varoluşunun dünyaya inat olması gibi,yaşamaya inat edersin zorlarsın. Belki bir gün mucize beklemeyi bir kenara bırakırsın. Birgün,günü o gün hatrına yaşamayı öğrenirsin belki de.. Güneş farklı güzel gelir. Bacadan çıkan duman ya da yağan yağmur, karabulutlar… Bitsin diye değil de içindeki mezarlıkların çiçeklerle donatmak için yaşarsın bir gün. Elbet bir gün.

okur

Yazar: Aslı Ç.

Ege üniversitesi - felsefe

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.