BUGÜN NASILIM ? NASILIZ ?

Sabah uyandığımda hayatımı bir kez daha sorgularken buldum kendimi.

Yalnız hissediyorum..Bu hayat benim değilmiş ve bu ben değilmişim gibi.Bilmem siz nasıl bir ruha sahipsiniz ama ben kesinlikle özgür ve konforuna düşkün bir ruha sahibim.Bir yıl…Tam bir yıldır evdeyim.Bu benim için çekinilmez durum.Eski hayatımı özledim.Arkadaşlarımı,odamı,sakinliğimi ve en önemlisi kalbimin ritmini bozduran o insanı.İstemediğim bir hayatı yaşıyorum şuan.Hiç olmadığım kadar kısıtlanıyorum. İstediğimi alamıyor,yiyemiyor ve kullanamıyorum.Berbat !Gezemiyorum.Kulaklığımı takıp köşeme çekilemiyorum. Yağmurda yürüyüşe çıkamıyorum ve daha fazlasından mahrumum.Kısaca yalnız ve özgür hissetmiyorum.Bazı zaman tükenmiş hissediyorum.Kaçacak yer bulamıyorum.Boğuluyorum.Bugünde boğulmuş hissediyorum.Kendimi filmlere,kitaplara ve sosyal medyaya attım.Özel bir hayat yaratmak istediğim için böyleyim.Ancak bu şekilde rahat ve mutlu hissediyorum.Bilmiyorum.Nasıl geçer nasıl biter ve birgün eskisi gibi olabilir miyim hiç bilmiyorum.Lakin birşeyden eminim ki…

ÖZLEDİM.

Bizi mahveden bir virüs var.Kesinlikle çoğumuz birtakım şeyleri özledik.Ve bende dahilolmak üzere bugün nasıl mıyız?Yorgunuz.Bıktık ve tükendik.Özellikle bizi boğan bu maskeden bıktık.Artık takmıyorum.Neden mi?Oyun olduğunu  düşünüyorum ve inanmıyorum.Ama herkese saygım sonsuz.

Yoruldum.Yorulduk.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

3 Yorum

  1. Şengül hanım merhabalar, Öncelikle yazılarınıza ve blog sayfanızı eleştirerek saldırmak gibi bir niyetim yok burada kimseye düşman değilim. Bu yazınıza yaptığım yorumda asla düşmanca bir tavır içerisinde değildim. Eleştiri bile yapmadım. Yalnızca başkalarının sizi kısıtlamasından çok siz kendinizi kısıtlıyor veya başkalarının kısıt koymasına izin veriyor gibi yazmışsınız ondan bahsettim. Yorumumun sonunda da sizin için iyi bir dilek dilemiştim. iyi günler .

  2. Yazılarımı ve blog sayfamı eleştirmek üzere kurulu bu bilinç altınızı ayakta alkışlıyorum.Metni keşke baştan birkez daha detaylıca okusanız.Yazıdak, asıl eleştiri yaşadığım topraklar ve kurulu otoriter devlet düzeni değildi.Bilakis ben kendi aile örf adet gelenek görenek ve yaşadığım aşırı korumacı bağnaz tutumdan bahsediyordum.Sona eklediğim birkaç cümleden nasıl bir genelleme yapıpta konuyu buraya getirdiniz anlamış değilim.

  3. Merhabalar, Bir zamanlar bir video izlemiştim bir profesör friendzone’un nasıl oluştuğunu ve ondan nasıl kurtulacağımızı anlatıyordu. eğlence için çekilmiş ama güzel bir videoydu. anlatılana göre friendzone kendi kafamızda oluşturduğumuz kendi cesaretsizliğimiz yüzünden belli bir süre sonra karşıdaki kişiyle en azından arkadaş kalalım diye oluşturduğumuz sınırmış. Yazınızda devletin koyduğu kısıtlamalardan çok sizin kendinizi kısıtladığınız kanısına kapıldım. Yeni normale alışarak kulaklığınızı takıp yağmur altında yürüyebilir, istediklerinizi alabilir yiyebilirsiniz.
    Umarım başarırsınız. 🙂