Ben Şairim

Öncelikle şunu söyleyeyim. Şair olmanın hem neşesi hem de acısı veya hüznü vardır. Bazıları bunlardan birini veya hepsini sömürmeye çalışarak tatmin olur. Benim de bazı zamanlara aynı yola başvurduğum olmuş olabilir. Fakat neşeyi de acıyı da hüznü de şiirimde ifade ederken daha çok empati yapan biriyim. Bu ne kadar zor olursa tahammül gücüm bilenir ve ortaya zevkle imza attığım şiirim çıkar. Çünkü ben temel işi şiir yazmak olan şairim.

İnsanların şiirle ilişki kurduğu yerde ben varım. İçimde büyüttüğüm sancıların, çatışmalardan doğan duygularım şiirimle dışavurumunu yansıtır. Bazen şiirimde açıkça görünmeyen çatışma, çelişme farklı kılık değiştirerek kelimelere, imgelere, metaforlara girer, buralarda yer bulmaya çalışır.

Dünyayı değiştirme, okuyucuları aydınlatma, eğitme gibi iddiaları olanlar var elbette. Ama ben şiirimi bir iddia üzerine oturtarak yazıyor muyum, bunu da pek bilemiyorum.

Tutkularına baş eğmeyen tutkularla doluyum. Acaba onlara teslim etmeliyim mi kendimi, diye düşündüğüm olmuyor değil. Ancak tutkuların şiirimi esir alması kaygılarımı çoğalttığından bu düşüncelerden birden uzaklaşıyorum.

Sezgilerim, arzularım, duygularım bende bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde içimde bir meydan savaşıdır başlar. Çatışmalar, vuruşmalar, savaşlar, barışlar, yenilgiler, zaferler hep bende gerçekleşir de bu tarihi kimse yazmaz.

Sevgi ben oluyor, kin ben oluyorum. Vuslatı kelimelerimin büyütecinde arayan ten ben oluyorum. Gönülden gönüle akan kan da, can da ben oluyorum. Yanan, yakılan, yakan bir varlık tasavvur ediniz işte! Korkunç mu, güzel mi? Buna ancak bakışlar, her bakıştaki algılayışlar karar verecektir elbette…

Ben şairim, şiirin hasını tanıdığımı söyleme cüreti bende. Şiirlerim ki büyük kalabalıkları sürükleyebiliyor peşinde. Şiirlerim ki ferahlık, şiirlerim ki öfke, şiirlerim ki hüznün bile zevkini tattırıyor. Bazılarına da dudak büktürüp, yırttırıp attırıyor…  Ben kim oluyorum?

İşte hep benim de sorduğum soru bu ya! Sorular iğneli fıçı, sorular beynimde burgu. En büyüğü de bu soru: Şair Sen Kimsin?

Bazen ; “Derviş Yunus eğri büğrü söyleme/ Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir” uyarısı içerisinde sevindiğim de, bunaldığım da oluyor… Her iki duygumda da yine ve sadece gerçek sandığım, bölük pörçük mısralar takılıyor kalemime.

“Sen kimsin?” sorusunun, herhalde beni sigaya çeken en büyük, en zor, en çetrefil sorulardan biri olduğunu düşünüyorum. Biliyorum, ben de sizler gibi bir insanım, desem çok baştan savma bir cevap olarak göreceksiniz. Hatta sorunuzu ciddiye almadığımı bile düşüneceksiniz. Arkasından başka sorular da gelecek… Her şair sıradan bir insan, her insan şair mi o zaman? Diyeceksiniz. Dikkat ederseniz sizin adınıza düşünmeye kalktım bile. Ben ki “hüznü umumi”yi sırtında taşıyan hamal, nasıl sıradan bir insan rahatlığı sergileyebilirim? O zaman nasıl ben sen, sen ben olabileceğiz?

Ben ki kalemimi bazen bir ejderha, bazen bir gül demeti gibi kullanmayı başarabilen biriyim.  Nazım ülkesinin padişahı da benim. İlham güllerini gördükçe bülbül olmamam mümkün mü? Çünkü cümle renkleri terennüm eden benim. Ama benim rengim ben olmaktan gelir bazen.

Ben şairim, kim olduğumu biraz da şairce söyleyeyim. Sana soruyorum; kim sesini dağlardan inen coşkun sele katar? Kim ıssız bir yerin varlığından gelen yüceliği, gizemi hisseder? Yahut kim yalnızlığın sessizliğinde kendini dinler ve duyduklarını dile getirir? Benzer soruları ne kadar çoğaltırsanız çoğaltın bunların tek bir cevabı vardır: Şair.

yazar

Yazar: İhsan Kurt

Akdağmadeni ilçesinde doğdu. 1.1. 1956 (Tashih: 1.1.1953). Sivas Eğitim Enstitüsü’nü (1976), Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesini (1981) bitirdi. Askerliğini 18 ay süreyle yedek subay olarak yaptı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Eğitimde Psikolojik Hizmetler” alanında Yüksek Lisans yaptı (1989).
Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli kademelerinde öğretmenlik ve idarecilik görevlerinde bulundu. Gazi Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültelerin-de Öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi’nden emekli oldu. Çeşitli konularda 40 kitabı yayınlandı. Büyük bir zevk ile okumaya, yazmaya devam ediyor, edecek.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.