in ,

Ballı Kayalar Tabiat Parkı Ya da Çöplü Kayalar Utanç Parkı

Uzak yerler hep çeker insanoğlunu, gidip görmek, keşfetmek istersin sonra da yaşadıklarını gördüklerini hazmetmek, anlatmak paylaşmak istersin. Ve genelde gözün gönlün uzak yerlerde, ulaşılması kolay olmayan destinasyonlardadır. Bu dürtü bazen burnunuzun ucundaki güzellikleri görmenizi engeller ya da sürekli ötelemenize sebebiyet verir, çünkü yakındır onlar aslında isteseniz hemen ulaşabilirsiniz diye düşünürsünüz. Ama bu bi yanılsamadır, hayat ötelemeyi, ıskalamayı sevmez, hareketi eylemi sever.

Dün kahvaltıdan sonra, ailecek gidebileceğimiz yakın mesafelerde, gitmediğimiz, doğayla kucaklaşabileceğimiz bir yerlere gidelim fikri ortaya atıldı. Oldukça spontane bir gelişme oldu ben de son 10 yıldır Anadolu yakasına taşınmam vesilesi ile gitmek istediğim ancak bir türlü de gidemedim Ballı Kayalar Tabiat Parkına gitmeyi önerdim. Hem hiç gitmemiştik hem de navigasyon evden, maltepeden 45 dakika sürdüğünü bize gösteriyordu. Büyük bir iştahla hızlı bir hazırlıkla evden çıktık, tam da navigasyonun dediği gibi yaklaşık 50 dakikada hedefimize ulaşmıştık.

Günlük 20 TL giriş kamp yapacaksak gecelik artı 20 TL daha ücret talep ediliyordu, yorumlarda 10 TL yazmasına rağmen, bizden 20 TL almışlardı. İşletme özel bir işletme olup girişte ne bir fiş ne bilgilendirme yapılıyordu. Ben birkaç soru sordum sormaz olaydım. Neyse dedik heyecanla yeni bir yer keşfediyoruz yaşasın modumuzu aşağıya çekmek yok dedik.

Ama bir kez daha toplumumuzun insanımızın doğaya yaklaşımını acı bir şekilde özetleyen bir manzara ile karşılaştık, evden çıkmadan önceki pozitif duygularımız derinden etkilenmişti, sarsılmıştı. Şu Covid döneminde doğaya ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu, sahip çıkıp korumamız gereken en öncelikli varlığımızın o olduğunu bas bas bağırıyor her yerde doğaya dönüşün doğaya daha yakın olmanın formüllerini arıyorduk. Ya da fanusta yaşayan küçük bir zümre aradığını zannediyordu.

Devlet, okul, aile, eğitim sistemi vs girmiyorum. Sadece toplum olarak nerede olduğumuzun bir röntgenini acı ile size göstermek istiyorum. Oysa ki İstanbul’un bu cennet yakın destinasyonlarının hali bu şekilde mi olmalı ? Belki biraz farkındalık uyandırırız, belki birileri artık doğaya bir nebze bile saygı göstermeyi öğrenir. Arzulanan çok zor bir eylem değil çöpünüzü eşsiz doğaya atmayın artık, işiniz bittiğinde de çöpünüzü alın kardeşim yanınızda götürün en yakın çöp konteynırına bırakın. Birkaç poşet başka insanların tenezzül etmediği kendi çöplerini toplayarak bir çöp konteynırına bıraktım, 3 yaşındaki oğlum en azından doğaya çöp atmaması gerektiğinin, gördüğü çöpleri toplaması gerektiğinin pratiğini yapmış oldu. Lafı uzatmıyorum, alın size 25 Temmuz 2020’de saat 12:30 sularında Ballı Kayalarda çekilmiş birkaç fotoğraf, tamamını paylaşarak sizlerin de moralini bozmak istemiyorum.

yazar

Yazar: Serus

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.