ARTIK FARKINDAYIM!

Biliyorum başından beri kolay değildi yaşamak. Hep bir engel vardı, hiçbir zaman öylece akıp gitmedi hayat. Lakin büyüdükçe daha zorlaştı. Ruhumun ağırlığını kaldıramaz oldum. Kötü olaylar, uzak ve serin diyarlardan gelen bir trenin vagonlarıymışçasına ardı ardına geldi. Çocukluğumun güneşine kar getirdi. Zaman geçtikçe yalnızlığın boy gösterdi. Büyüdükçe yalnızlaştım mı yoksa hep mi yalnızdım bilemedim. Ancak şu an biliyorum ki her insan yalnız, bir parça mutsuz ve kederli. İçimde bir yığın oluştu artık. Mutsuzluğum, kederim biriktikçe birikti. Artık boğuluyorum, artık sıkılıyorum, artık farkındayım. Evet, farkındayım; yalnızım, mutsuzum, kederliyim. İnkar etmiyorum. Anlık mutluluklar ve umutlar yaşasam da yeis dolu bir yığın var yüreğimde. Çok zor, çok yıpratıcı. Dünya renksizleşti, mevsimler aynı ; günler, haftalar, yıllar aynı. Doğum günlerime üzülüyorum artık. Bir yıl daha yaşlandım. Bir acı yıl daha geçirdim. Yüreğim bir yıl boyunca yine acı biriktirdi. Yeis yığınım biraz daha büyüdü. Ne yapacağım? Ne hissedeceğim? Bilmiyorum. Sadece yoruldum. Yoruldum; hayattan, insanlardan, olaylardan, kendimden. Rüzgarın hafif esişinden, kedilerin miyavlamasından, insanların konuşmasından yoruldum. Nefes almak istiyorum. Ciğerlerimi usulca doldurduğum ve boşaltmadan biraz beklettiğim bir nefes. Verirken yüreğimdeki tüm yığını süpüren bir nefes. Ruhumu da bedenimin tutsağından kurtaran bir nefes. Evet, işte son nefesimi vermek istiyorum. Böylece yumuşak ve sakin. Güneşi geri getirecek, yalnızlığımı ebediyete uğurlayacak, huzur verecek bir nefes. Ah keşke, keşke…

okur

Yazar: Nihal-Nari

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.