Yerebatan Sarnıcı Geçmişten Günümüze

Doğu Bizans İmparator’u I.Justinianus (527-565] tarafından yaptırılmıştır.Suyun içinde yükselen pek çok mermer sütün nedeniyle halk tarafından Yerebatan Sarnıcı olarak isimlendirilmiştir. Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce Bazilika (Çeşitli dönemlerde karşılaşılan bir plan tipi. Hristiyanlık öncesi yapılarda dini niteliği olmayan bir toplanma yeri özelliği gösterirken Erkan Hristiyan ve Orta Çağ mimarilerinde, yan geçitleri bulunan, galerili ya da galerisiz kilise anlamında kullanılmıştır.] Sarnıcı’da denmiştir.

Bizans döneminde bu çevrede geniş bir sahayı kaplayan ve imparatorluğun ikamet ettiği büyük sarayın ve bölgedeki diğer sakinlerin su ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Fethi [1453] ile Osmanlı İmparator’luğu bir müddet daha kullanılmıştır. Hatta Dolmabahçe’deki çeşmelere buradan su akmıştır. Osmanlı İmparator’luğu kendi su tesislerini  kurduktan sonrası burayı kullanmayı bırakmışlardır. 

Osmanlı İmparator’luğu tarafından iki defa onarılmıştır. İlki III.Ahmet tarafından  1723 senesinde Mimar Kayserili Ahmet Ağa tarafından yapılmıştır. İkinci onarım ise Sultan 2.Abdülhamid tarafından 1876-1909 zamanında gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet Döneminde de sarnıç,1987’de İstanbul Belediyesi tarafından temizlenerek ve bir gezi platformu yapılmak suretiyle açılmıştır. 1994 senesinde İstanbul Belediyesi yeniden büyük bir  temizlik ve onarıma sokmuştur.

Medusa Başı,Sarnıcın kuzeybatı köşesinde bulunan iki sütunun altında kaide olarak kullanılan Medusa Başı, Roma heykel sanatının şaheserlerindendir. Sarnıca gelenlerin büyük ilgisine sebep olmuştur. Birçok rivayeti bulunan medusa mitolijik bir öğedir. bir rivayete göre Medusa siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile övünen bir kızdır. Yunanlı Tanrı Zeus’un oğlu Perseus’u sevmektedir. Tanrıca Athene’de Perseus’u sevmekte ve Medusa’yı kıskanmaktadır. Athene Medusa’nın saçlarını korkunc yılanlar biçimine sokar. Artık Medusa kime baksa, baktığı kimse taş kesilir. Perseus Medusa’nın büyülendiğini düşünerek başını keser ve kesik başı eline alarak savaşlara katılır. Başı görenler taş kesilir ve Perseus savaşları kazanır. Bu tarz rivayet sadece bir tanesidir.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.