Hayat, bazen sadece bir anın içinde saklanır. Ne çok gürültüyle gelir o an, ne de büyük bir sahneyle. Bir kapı çalınır sessizce, kimse duymamış gibi yapar çoğu zaman. Ama o kapıyı duyanlar, hazırlıklı olanlardır. Çünkü şans, yalnızca fırsatın yanına uğramaz; o, seni orada beklerken bulmak ister.
Birçok kişi şansı, yalnızca şanslı insanların yaşadığı bir lütuf sanır. Oysa şans, hazırlanmış zihinlere, hazır kalplere doğru yürür. Hazırlık olmadan gelen şans, çoğu zaman heba olur. Tıpkı içine giremediğin bir elbise gibi… Giyemezsin, taşıyamazsın, yakıştıramazsın. Çünkü bedenin değil, ruhun hazır değildir henüz.
Hazırlık, biriktirmektir aslında. Görünmeyen çabaları, küçük kararları, sessizce katlanılan hayal kırıklıklarını biriktirmektir. Fırsat ise çoğu zaman ansızın gelir. Beklemediğin anda, başka bir yol ararken önüne çıkan bir sapaktır. İşte o sapakta dönüp dönmeyeceğini belirleyen şey, senin hazırlık düzeyindir. Ve belki de o anda, yıllardır beklediğin o “şans” oradadır.
Ama fark etmezsen geçer gider. Gözlerinin önünden değil, kalbinin yanından süzülür. Çünkü bazen şans, sadece cesaret ister. Bir adım öne çıkmak. Belki reddedilmek pahasına konuşmak. Belki de hiç bilmediğin bir yola adım atmaktır. İşte o anda, hazırlığın kadar şanslısındır. Çünkü cesaret bile hazırlığın bir parçasıdır.
Bazen, “Ben neden hiç şanslı değilim?” deriz. Oysa sormalıyız: Hazır mıyım gerçekten? Karşıma çıksa, o fırsatı tanıyabilecek, yakalayabilecek miyim? Şans, sadece denk gelmek değil, denk geldiğini anlayabilmektir.
Ve belki de en önemlisi: Herkesin şansı farklıdır. Kimisi için bir iş teklifidir, kimisi için içten bir tesadüf. Kimisi pencereye bakarken yakalar o anı, kimisi tam zıplarken. Kimi gölgede büyür, kimi güneşe uzanır. Ama şans, her ikisine de uğrar. Fark, kimin o anı yaşadığını bilmesindedir.
Hazırlık, sabırla dokunan bir zemin. Fırsat, gelip geçen bir rüzgar. Şans ise, bu ikisinin kesiştiği o an. Orada olursan, gözlerin açık, yüreğin hazırsa… İşte o zaman kader bile yerini sana bırakır.
Ve sen sadece şanslı değil, gerçekten hak etmiş olursun.
