Anne

Anne

Anne

Başka kelimeye gerek var mı ?

Yataktan kalktığın o an çığlıklarla anlarsın ki o gece gidiyor biri o evden. içindeki hissi tarif edecek kelimeleri seneler sonra bile dile dökemezsin öyle bir sarsılmadır bu.

Bağrış çağrış arasında bakarsın ilk ,boş gözlerle bedene o annem mi dersin  kavrayamazsın ölümü nasıl bir şey hiç anlayamazsın . Hele dünyadaki sol yanın tüm hızıyla gitmişse ordan gidip dokunamazsın ilkten tereddüt edersin sanki dokunup gerçeği farkettiğinde bir daha geri gelmeyecek oluşunu kabul etmek zorunda kalacakmışsın gibi ki … seneler geçse de kabul edemezsin o ayrı .

Sonra dokunursun ölüme seni şefkatle saran beden buz kesmiştir ,gözleri kapanmış dökülen kirpikleri siyah uzun uzun çıkmıştır o an bakarsın burnu hafif terlemiştir böyle hayretle izlersin sorgularsın her bir detayını ölüm böyle bi anda onu çalabilir mi benden bizden diye …

Güzel elbiseler giyeceği yerde bembeyaz kefene sarılır mı insan? Kızarsın kabullenmez feryat figan edersin düşünemezsin onsuz hayatı nefesini kesmek istersin, kendinin de can tatlı gelir bir türlü kesemezSin .Nefes aldıkça kaburgalarına bişeyler batmaya başlar böyle sarsılırsın …

En son Toprağa koyduğunda anlamazsın annenin gittiğini o an öyle derin bir kuyunun içindesindir ki hayatının büyük bir bölümünü o kuyuda geçirirsin ya çıkmak istemezsin ya da çıkmaktan korkarsın bir çok hatıra bir çok mutluluk silinir acılar hep taze kalır ama o andan sonra her adımında sol yanın eksik kalır bacağını kesmişlerde her adımda o eksikliği görüyormuşçasına bi yok oluştur bu .

En son kendi kendine kaldığında seneler sonra belki büyüdüğünde belki hala her gece geçmeyen özlem ve acıyla yaşamayı öğrendiğinde ve kavradığında artık seneleri saymaya başladığında ve annenin sesini unuttuğunda dersin ki kendine

kimse bir daha onun gibi karşılıksız sevemez

kimse onun gibi şefkatle sarılamaz

kimse onun gibi güzel olamaz

kimse onun gibi merhametle kucak açamaz

kimse seni senden daha fazla onun gibi düşünemez

kimse o olamaz kimse o gitmeden önceki seni geri getiremez 

bu yüzden kabullen bırak eksik kalsın çünkü dolmaz bırak acısın çünkü geçmez bırak sürekli sana hatırlatsın kendini çünkü nasıl birinin kızı olduğunu unutma

büyü , güçlen ama sakın hayatında bu derin boşluğu saçma sapan şeylerle doldurma yaşa , özgür ol , kendini ve insanları sev , sevdiklerine daha çok sarıl !

bütün bunlar kendime notum bu gece her ümitsizliğimde ben neyle yaşıyorum diyip daha güçlü hayatla mücadele edebilmek ben neye dayanabiliyorum diyip daha savaşçı olabilmek için  !

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.