Yeni Bir Gün Doğması İçin Gün Batıyor…

Yeni bir gün doğması için gün batıyor. Telâşlanma; karanlığında, yalnızlığında bir nimet olduğunu idrak et. Hayatımız da hiçbir şey ebedi değildir; hayatın koşturmasından bazen sıyrılmamız lazım kendi özümüzdeki eksikleri idrak etmek için.

     “Gün doğarken sabah horozları niçin acı acı bağrışırlar, bilir misin? Tan yerini gösterip derler ki sana: bir geçen geçti gidiyor; sen neredesin?”

                               Ömer Hayyam

Ben şuan o geceyi yaşıyorum. Evet, etraf karanlık ses seda yok, gecenin ilk vakitleri bu sessizlik insanı çıldırtıyor ama korkma,  alışıyorsun hata zamanla seviyorsun! Sonra düşünmeye başlıyorsun, hayatındaki geceye gelene kadar neler yaptığını, neler yapamadığını, gecenin karanlığında günün muhasebesini yapıyorsun, aydınlığa kavuşabilmek için. Karanlık ve yalnızlık vicdanını eline alıyor ve  günün telaşında idrak edemediğin,  bütün eksiklerini ortaya dökülüyor.

İşte o ân bir ümitsizlik çöker üstüne… Bu ümitsizlik seni yıldırmasın, sana verilen bu gece nimetini iyi değerlendir. Ve gün aydınlana kadar hiç durmadan; seyreyle, oku ve idrak et…  herkesin seni terk etti ân gerçek dosta sarıl, bak şimdi aranızda hiç kimse yok!

Dayan be gönlüm! Biçare değilsin Yaradan sana yar. Kimsesiz değilsin, Yanında Kimsesizler Kimsesi var. Biliyorum, Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla. Dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki Her gecenin mutlaka bir sabahı var.” Ne güzel söyler Hz. Mevlana.  

Bazen hayatımız karanlık bir geceye döner  ya da büyük tarjediler yaşamak zorunda kalırız.  Evet, gecenin aydınlığa kavuştuğunu beklemek sabır ister ya da trajedileri zafere çevirmek büyük bir mücadele ve inanç ister. Hayat: sabır, mücadele  ve inançdır.

Inançına sarılarak, sabırla mücadele et…

Mehmet Akif’in dediği gibi:

Unutma..!!  

Her karanlık gecenin bir sabahı vardır.

Her kışın baharı vardır.

Karanlıktan aydınlığa çeviren, hüzünleri ferahlığa tahvil eden, bir yüce el, bir yüce kudret vardır.

Yusuf’u kuyudan alıp, Mısır’a Sultan eden bir güç vardır.Musa’yı Firavun’un sarayında yetiştirerek, oraya hâkim kılan bir güç vardır.

Firavunları, zalimleri, hainleri zillete mahkûm eden, mazlumun ahına cevap veren, sabredeni mutlaka zafere ulaştıran bir irade vardır.

Bu sözler, her birimizin yüreğine merhem olsun…

yazar

Yazar: Canan...

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.