Yaşayabilmek mi? Yaşatabilmek mi?

Neredeyim? Ne yapıyorum? Kimim? Neden buradayım?… Ve daha bir çok soru.. Bir çoğumuz hatta belki de hemen hemen hepimiz bu hayatta yaşamak istediğimiz hayattan çok daha farklı hayatlar yolunda sürükleniyoruz. Olmamız gereken insan rollerine bürünürken aslında en çok kendimizden uzaklaşıyoruz. Ne yapmak istediğimizden çok, ne yapmamız gerektiğine yoğunlaşıyoruz. Kendi istediğimiz hayatı değil başkalarının yaşamamızı istediği hayatı yaşatıyoruz kendimize. peki ama neden ? Daha mutsuz olmamız için mi mutsuzuz zaten, daha karmaşık ruh hallerine girmek için mi? çıkamadık ki o ruh hallerinden zaten.  Her yeni gün yeni kararlar alıp başa sarışımızı daha ne kadar izlemeye devam edeceğiz. Bizi doğru yola götürecek kararlardan daha ne kadar uzaklaşıp olamaması gereken yollara sapıp sürüklenmeye devam edeceğiz. Bugün yeni bir gün ve bugün benim günüm demeye ne zaman başlayacağız. Başkaları için kendimizi yaşatmaktansa ne zaman kendimiz için yaşayabileceğiz? İşte bugün o gün bugün arkadaşlar. Neden o an bu an olmasın ki, neden erteleyelim ki istediklerimizi, başarmak istediklerimizi her şeyden önemlisi kendimizi.. Evet bu an varız ve tam olarak olmak istediğimiz yerde, olmak istediğimiz şekilde neden var olmayalım ki? Kaybedecek neyimiz var ki? Eğer etrafımızdaki insanlar bizim istediğimiz gibi biz olmamıza izin vermiyorlarsa bırakın onları, onlar hayatımızda kalmak istedikleri yerde kalsınlar. Biz, biz bu hayatta nerde kalmak istiyoruz buna karar verelim ve bu anı kaçırmayalım. Hayatımızı başkalarına yaşatmayalım, hayatımızı yaşayalım… 

okur

Yazar: Seçill

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.