Yaşamayı Sevmek İçin Önce Kendini Severek Başla

Yaşamayı Sevmek İçin Önce Kendini Severek Başla

KENDİNİ SEVMEK

Bir o kadar zor görünen ama aslında bizlere gerekmesinden çok ihtiyaç duyduğumuz o duygu. Şuna bir açıklık getirelim ki kimse kendini sevmeden yaşamı da sevemez. Yaşamaktan ne tat alır ne de tadını çıkarmak adına bir çaba harcar. En acı vericisi ise yaşamına son verecek kadar kendinden nefret eden insanlar…

Kilolu olduğu için kendinden nefret etti; intihar etti. Sivilceleri olduğu için kendinden nefret etti; kendini vurdu. Başarısız olduğunu düşündüğü için kendinden nefret etti; hap içerek yaşamına son verdi.

Aslında bunları okumak bile insana gülünç veya inandırıcı gelmeyebilir. Ama bunlar gerçek. Günümüzde de kim bilir kaç insanın yaşadığı hikayelerden belki de birkaçı…

Peki bu insanlar bunları neden yaptı ? Yaşadığı fiziksel sıkıntılardan mı ? Elde edemediği başarılardan mı ? Hayır aslında bunlar da değil. Bunları onlara yaşatan çevreleri. Hangi çocuk kilolu olduğu için övgü gördü? Hangi gencin ergenlik sivilcelerinin güzelliği öne çıkarıldı? Veya bir çocuğu yapamadığı bir şey de takdir edildi?

Herkes bunlar söylendiğinde şunu düşünürdü; iyi de bunlar neden yapılsın. Aslına bakarsak gayet mantıklı bir yanıt olurdu. Fakat madem bu soruluyorsa benim de bir sorum var. Neden bir gencin yaşadığı bu ergenlik sürecinde  yüzünde çıkan o kırmızı noktalar onun utanç kaynağı olmasına sebep verdi ? Neden birinin kilosu diğerlerinden fazla olduğu için eziklenmeye maruz bırakıldı ? Keşke önyargılar kırılabilseydi de o kızın yüzündeki sivilceler değil yaptığı spor başarıları konuşulsaydı. o çocuğun kilosu değil nasıl şarkı söylediği konuşulsaydı. o kızın matematiğe olmayan ilgisinden dolayı yaptığı başarısızlıklar değil yapabildiği onca çizimleri konuşulsaydı.

Ama ne yazık ki masallarda bulunan sihirli bir değnek yok ki çevrenin zihniyetini değiştirebilelim. Bu insanlar hayatımızın illaki çoğu noktasında yine karşımıza çıkacaklar. Ama asıl önemli olan seni sevdiğin şeylerden vazgeçirmesinler…

O yüzündeki sivilceler, olan fazla kilon, yamuk dişin, dökülen saçın veya büyük kulakların. Bunlar kendini sevmemen için engel değil. Çünkü zaten onlar da seni tamamlayan şeyler. SENİN kulağın, SENİN saçın. Ne birine laf anlatman gerekir, ne de başkasının seni sevmesi için çabalaman. Yalnızca seni, senin sevmen bile bu 3 günlük hayatta 5 gün mutlu olmaya değer…

Örneğin kötü bulduğun yanlarını değil de bir sefer de yaptığın güzel şeyleri, yapmaktan hoşlandıklarını, hedeflerini, hayallerini, geleceğini yaz bir kenara.

– Yapmaktan zevk aldığın şeyleri yap

Örneğin yaparken kendini mutlu hissettiğin hobileri yap. Kendini ilgi alanına girmeyen şeyleri yapmak için zorlama. Sevdiğin ve severek yaptığın o aktiviteleri yaparak yaşamını, anını en güzel şekilde değerlendir. Veya bir hobin yok mu ? Ya da sen olmadığını mı sanıyorsun ? Hala geç değil ki. Örneğin resim çizmeyi dene. yazmayı dene. Bir sporla uğraş. Enstrüman çalmaya başla. Yeni bir dil öğren. Veya koleksiyon yap. Mesela pul koleksiyonu. Eski para koleksiyonu. Taş, deniz kabuğu, fincan koleksiyonu vb. kendini bulman için hala geç değil 🙂

– Olumsuzluklardan kurtul

Karşına yaşadığın bu hayat boyunca bir sürü olumsuzluk gelecek. Fakat onları olumlu hale döndürmek de yine senin elinde. Nasıl düşünmek istersen aynı şekilde öyle de yaşayabilirsin. karşına çıkacak o sorunları birer avantaja çevirmeyi öğren mesela yaşantında. Birçok sorunu kabul edip beklersen yine sorunun gelip yıkacağı kişi sen olursun. Yeniden sağlam şekilde durman için tüm o olumsuzlukları yık. Kendini her daim bardağın dolu tarafında bulundur. anlaşılan diğer taraf biraz sıkıntı 🙂

Uzun lafın kısası kabullenmeyi değil, çözüm üretmeye çalışın. Her bir kötü durumu kabullenerek zaten karşınıza çıkacak tüm olumluluklara baştan bir duvar örerek engellemiş olursunuz.

– Hata yapmaktan korkma

Birçoğumuz pişmanlık yaşamamak için hata yapmaktan kaçınıyoryz ve bunun en doğrusu olduğuna inanmış durumdayız. Fakat yanılıyoruz. Hayat bize bir şeyler öğretir. Bunları yaşayarak, görerek, anlayarak öğreniriz. Sonucu iyiye ya da kötüye de çıksa aslında sonucundan doğan her bir ders bizler için önümüzde açılan bir yol, bir adım. Bazı şeyleri korkmadan yaşayıp öğreneceğiz ki ilerde bu yaşantılar karşımıza çıktığında asıl o zaman ne yapacağımızı bilmiş olacağız. Hatalar bizleri güçlendirir, olgunlaştırır. Aslında hatalarımız da yanlışlarımız da bizi biz yapan şeylerden biri…

Seviyorsanız söyleyin, özlüyorsanız söyleyin, konuşmak istiyorsanız, özür dilemekten çekiniyorsanız… Şuanda aklınıza ne gelirse… Ne yapmaktan korktuysanız bu zamana kadar onu yapın. Gülebildiğiniz kadar gülün. Gezebildiğiniz kadar gezin. Okuyabildiğiniz kadar okuyun… Çünkü yarın bunları yapabilecek durumda olacağımızın garantisi yok. E bu günlerimizin de telafisi yok. İleride ‘keşke’lerin ağırlığını sırtınıza almamanız için; Diyeceğiniz o ‘iyi ki’ ler için evet gerekirse hata da yapın. Hatalarınızla da güzel kalabilirsiniz.

– Kendin ol

Kendini hiçbir zaman başkalarıyla kıyaslama veya onlar gibi olmak için çabalama. Çünkü senden yalnızca bir tane var bu dünyada bunu da unutma. Gerekirse güçlü veya güçsüz yanlarınla beraber. Başkası gibi davranmak, onun gibi olmak veya olmaya çalışmak başkalarının düşünceleriyle yaşaman gerektir. Aynı zamanda kendi duygu, düşünce yapını bir kenara iterek.

Saydığım o 3-5 yazı başlığı senin kendine olan o sevgin için pek de bir şey sayılmaz. Çünkü senin kendini sevmen için aslında biriktirebileceğin binlerce neden ve sebep var. Ama sen daha bunların farkında değilsin. Hayatını başkalarının düşüncelerine göre yönlendirme. Tabii ki insanların düşüncelerini dinle yine her daim eleştirilere açık ol fakat unutma; bu senin hayatın. Ve hayatına yön verecek kişi o insanlar değil. Yine sensin.

Yenilikler korkulacak bir şey değil. Ama ilk adımın tabi ki kendini severek başlamak olsun 🙂 Çünkü sen buna değersin.

”FARKLILIK KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİLDİR, YALNIZCA ALIŞIK OLMADIĞINIZDIR ”

Yık Alışkanlıkları !

Berra AYZA

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

12 yorum

Yorum Yazın
  1. Yazdığın yazı gerçekten güzel ve düşüncelerin nadir herkes senin gibi düşünmüyor hatta kimse senin gibi düşünmüyor boy kilo fizik bunlar hayatında ki bir kaç etken bazen hayat eşini bulmakta yardımcı oluyor bazen bahtını karartmak da yazını beğendim ve taktir ediyorum seni yazının devamını bekliyoruz

    • insanlar artık birbirilerini dış görünüşüne göre tanıyor, ve hatta tanımak dahi istemiyor. birbirlerini sorgulamaktan, yargılamaktan başka yaptıkları da yok açıkçası. kapağına göre yargı hesabı da diyebiliriz artık. kalbini görmek için kalbinin temiz olması gerek. keşke herkesin kalbi temiz olsa.
      düşüncelerin için teşekkür ederim

  2. Harika bir yazı,farkındalık,farketmek..Herkesin kendinden çocukluğundan şimdiki yaşamından bişeyler bulabileceği,cesaret verici bir yazı..Tebrikler💐

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.