Yapmaman Lazım!

Yapmaman Lazım!

Yapmaman Lazım!

Biranın etiketini soymalı, muhabbetin güzel ama boş olduğu bir akşamdı. Lise arkadaşım Berk yüzüme uzun uzun baktı. “Arda sen bilmezsin, bayadır Mersin’de yaşamıyorsun. Mersin’de bazı şeyleri yapmaman lazım…” Sarhoş mu olmuştu? 1.90’a yakın boyuyla yaklaşık 90 kilo arkadaşım bir biradan sarhoş olmazdı, nasihat veriyordu. “Ne yapmamam lazım?” dedim. Verdiği es yalnızca es değil,topu sana attım şimdi de sen bana at ki muhabbet yürüsün pasıydı. Birasından bir yudum daha aldı.“Mersin’de… bir yaz günü… klimasız bir evde… Sevişmeyeceksin!”. Ne diyon amınyüm demek istedim. Diyemedim. Lisenin ilk senesinde ona ayarladığım kızdan daha yeni ayrılmışlardı. Nereden baksan 7 senelik ilişkiydi. 7 senelik ilişkisi yeni biten arkadaşınız ne derse desin “Ne diyon amınyüm”diyemezsiniz. Beklediğinden daha abartı bi tepki verdim, “Eveett ağbii, oğlum çok kötü olur ha… Eee vantilatörde mi yok?” diyerek konuya devam etsin kafasını dağıtsın istedim. “Yok o da yok” dedi. Sade sodamdan içtim “olmaması daha iyi zaten terli terli rüzgar çarpar sonra kötü olursun” dedim. Biranın etiketini soymaya devam ediyordu.

Berk birasını bitirmiş benim sade sodama kuruluyordu. “Sen ne numune bi tipsin Arda ya,eskiden böyle değildin oğlum sen. Sade soda içmek ne lan?”. Şişeyi hırsla eline aldı, “Şuna bak Beypazarı sipariş etmiş ya…”. Şişeyi elinden aldım. Üstelemedim. Belki de haklıydı. Yan masamda insanlar tekila shot atarken ben sodama limon sıkıyordum. “Yapmaman gereken bir şey daha var Arda”dedi. “Birisi için şehir değiştirmeyeceksin…”. Evet dertli bölüme geçmiştik. “Bak bana… bana bak…halime bak amınakoyim… Mersin’den Çorlu’ya gittim Çorlu’ya… Ben haritada gösteremem ha Çorlu’nun yerini. Şimdi ikametgahım orda amınakoyim ya. Sevdiğim kız için ikametimi Çorlu’ya aldırdım. Mersin’den gitmesem kraldım lan. Kuruyemişçide oturacaktım, paşalar gibi okuluma gidip gelecektim. Bölümüm de iyiydi.” Bazen ben demiştim demek istersiniz ama diyemezsiniz ya… Tam dao konumdaydım. Elimi arkadaşımın omzuna koydum ERKEKÇE bir teselli verdim. “İkametini sikeyim Berk… Tansiyonumuz düştü açlıktan ikimiz de gerildik hadi tantuniye düşelim” dedim. “Ben de sikiyim ikametgahı muhtarına kodumunun” diyerek kalktık.

Tantuniciye oturduk. Hızlıca önümüze servis açıldı ve garson abimiz geldi. “Ne vereyim abim,aynından mı sana?”. Bir erkeğin seksten daha çok zevk aldığı bir şey varsa o da budur, müdavimi olduğu mekanda o söylemeden istediğinin masasına gelmesi ve buna şahitlik eden birisi olması. Ağzımı açmadım. Kafamı yukarı aşağı sallayarak onayladım. Garson, Berk’e döndü. “Abim sana? Biftek vartantuni var, tavuk tantuni var yoğurtlu tantuni var. sana ne yaptıram abi”. Siz okurken hızı anlayamazsınız belki ama o kelimelerdeki sesli harfleri çıkartın, hah işte o kadar hızlı konuştu garson ve Berk sadece son söylenenei hatırladı. “Yoğurtlu tantuni”. “Her şey olsun mu abim, soğan,maydonoz, domates?” “Olsun.” Garson tantuni ustalarına bağırarak siparişlerimizi söylerken Berk rokalara limon sıkıyor çatalın ucuyla limon çekirdeklerini kenara ayırıyordu. Tantunim geldi. Açık ekmeğe tantuni. Berk’e nasihat sırası bendeydi. “Berk bu da benim sana nasihatim olsun…” Berk kafasını kaldırdı. “Tantuniyi katlayarak yiyeceksin, iki ucu da havaya bakacak. Neden? Alttan yağı akmasın diye. Fazla da sıkmayacaksın ortadan kırılır her şey dökülür… Tantuni kadın gibidir çok sıkarsan kırılır, gevşek bırakırsan akar gider.Afiyet olsun.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.