-Yalnızlık-

Bana yalnızlık kelimesini tanımlayabilir misin, desem muhtemelen sözlükteki anlamını tanımlarsın. Yaşamadan o duyguyu hissetmeden tanımlamak sade ve duygusuz olur. Ya da bir şeyler eksik kalır. Tıpkı o yalnız insanların hayatlarındaki mutluluk gibi.

Kıssadan hisse… 

Fotoğraflara sığmayacak kadar mutlu ve kalabalık bir aile vardı. Albümler dolusu mutlu anlar ve daha niceleri. Bir süre sonra fotoğraf kareleri küçüldü. Her geçen gün bir kişi daha eksiliyordu o mutlu aileden. Nedeni ya ölüm ya da kavga oluyordu. 

Ölüm için yapacak bir şey yok ama kavga neden olur ki? Ne gerek var buna? Tartışma çıkınca bir kişi bari orta yolu bulsa olmaz mı, illa yangına körükle gidilecek. Kendimiz isteyerek sevdiklerimizi ya da bizi sevenleri üzüyoruz. Sonrasında özür dileme gereksinimi bile duymuyoruz. Benciliz ve yavaş yavaş birbirimize olan sevgimizi saygımızı kaybediyoruz.

Hani size ilk başta sordum ya ‘yalnızlık nedir?’ diye bana sorarsanız – yalnızlık huzurevindeki ve cezaevindeki kişilerdir. –  

Huzurevindeki yaşlılara akrabanız var mı diye sorun muhtemelen çoğu direkt “YOK!” der. Bunun nedeni hayatta olan akrabalarının onları yalnızlığa terk etmiş olmasıdır.  Çoğunun çocuğu var onların resimlerine bakar bakar ağlarlar ama söze gelince “yok” demek zorunda kalırlar bir süre sonra. Huzur-evi ama huzur var mı tartışılır. 

#insan sosyal bir varlıktır. Tek olması düşünülemez küçük istisnalar dışında. Doğamız gereği böyleyiz birbirimizle konuşmaya dertleşmeye ihtiyacımız var.  Bir insana yapılacak en büyük kötülük onu yalnızlığa mahkum etmektir.  Belki de bu yüzden cezaevlerinde mahkumlar huzursuzluk çıkarınca karanlık küçük bir odaya (hücre) bırakıyorlar. Yalnızlık ve karanlık düşünmek için bolca zaman.  Adı üstünde ceza-evi oradaki insanlar özgürlük kısıtlaması dışında yalnız kalma cezası da veriliyor aslında. (gerçekten suçlu olup yatanlara acımıyorum elbette) 

Size elimden geldiği kadar yalnızlığı anlatmaya çalıştım ama hissedilen herşey tam olarak kelimelere dökülemiyor. 

Ve son olarak her insan kendi içinde yalnızdır. Buna en iyi örnek: İstanbul’daki kalabalığın içinde oradan oraya koşturan insanlar. 

okur

Yazar: Zübeyde

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.