Yalnızlığım

Yalnızlık… Bir kuş tüyü kadar hafif ve kantar kadar ağır. Parçalıyor, parçalıyor ve mahvediyor bu kahpe yalnızlık. Gözlerim kararıyor ve ruhum boğuluyor. Geçilmeyen bir sokak, koklanmamış bir çiçek, Görülmemiş bir gülüş bu yalnızlık. Ah kahpe yalnızlığım, unutur musun sen de beni bir gün yoksa? Gider misin ardına bile bakmadan sevgili gibi? Parçalar mısın ciğerlerimi tütün misali? Bilirim seni, tanırım seni; sen de gidersin. Yalnızlığım, seni bağrıma basarım ama sen koynumda gezersin. Herkes gider, sen de gidersin ve terkedilişin terkini yaşarım. Dostlar gider, sevdalar biter, hayat sıradan olur ve gülüşler kaybolur. Yalnızlığım, sen de kaybolursun bir gün ama küsmem sana da onlara küsmediğim gibi. Üzsen de beni kızamam sana. Yalnızlığım, yalnızlığa bırakırsın beni sen de elbet bir gün. Sen mutlu etmezsin beni, mutsuz da… Gidersen git! Ben de çiçek koklarım, sokak geçerim ve gülerim. Gidişin umrumda olur ama alışırım. Karanlıklar uzasa da elbet bir ışığa yol alırım. Cehennem çökse de üstüme cenneti avuçlarım. Bitse de şu umudum, bitse de sigaram; yenisine başlarım. Sonu gelse de şarkımın başa sararım. Yalnızlığım, gitsen de bir gün benden; seni ararım, yine ararım, yine ararım. Dostlarım, sevdalarım, gülüşlerim; kaybolsanız da ufukta, göğe sizi yeniden çizerim. Yalnızlığım, son parçayı sana çalarım, son sigaramı sana yakarım, son kez sana gülerim ve son kez sana ağlarım. Seni umutta, aşkta, gözlerde, dudaklarda, türkülerde ararım. Yürüdüğüm yollarda seni anarım. Korkma yalnızlığım, sen gitsen de ben yanındayım.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.