Yalnızlığa Götüren Alışkanlıklar

Kayboldum yine. Yolumdan saptım umulmaz çalılıklara. Altımda uzun uzadıya güneşten dolayı sapsarı olmuş, sıcak bir kum ve üzerine serpiştirilmiş birkaç çalılık. Etraf ıssız. Sağıma baktığımda oyun oynayan , eğlenen , anın tadını çıkaran ve akıllarında yılan gelecekmiş düşüncesi olmayan birkaç çöl faresi görüyorum. Soluma baktığımda dipsiz bir kuyuyu andıran bir ıssızlığın içinde kendi yansımamı görüyor ve bir üzüntü sarıyor içimi. Önüm ve arkam uçsuz bucaksız uzanan kum dağları. Önümde iki seçenek görüyorum sadece: Ya sağ ya da sol. Sanırım kendi iç sesimi dinlemeliyim artık. Bir seçim yapmak gerektiğini düşünüyor ve buna zorunlu olduğumu hissediyorum. Bu olay her gün her saat tekrarlanıyor beynimde ve ben hep aynı noktada durup bir yere kıpırdamamayı yeğliyorum. Bu seçimimin amacını bilmiyorum ve her seferinde aynı noktada duruyorum. Bu durduğum nokta beni ne ileri ne de geriye götürüyor. Aslında memnunum bu durumdan fakat artık harekete geçmeliyim. Kendimi bulmak için, kendimi tanımam için ve potansiyellerimin farkında olmak için.

Bu ıssızlık beni uyuşturuyor. Elim kolum bağlanmış, kendimi çaresiz hissediyorum. Her seferinde hep bu noktada kalacakmışım gibi hissediyorum. Her seferinde ya sağ ya da sol taraf arasında bir seçim yapmak gibi bir zorunluluğum varmış gibi hissediyorum. Sağ veya sol tarafı seçmek beynimdeki savaşı durdurur ve beni kurtuluşa götürür diye düşünüyorum. Ama kurtuluş nedir ki? Ne anlamda kurtuluş? Bağımsızlığını yeni kazanmış bir devletin halkı gibi mi yoksa kendimi geriye çeken bazı alışkanlıklarımı bıraktıktan sonra gelen ferahlık gibi mi? Alışkanlıklarımı bırakırsam hayatım yoluna girecek mi ki? Onlara geri başlamak ve sonuçlarına katlanmak an meselesi olmadı mı her zaman? Bu uçsuz bucaksız çöldeki konumumda alışkanlıklarım yüzünden duruyor ve devam edemiyor olduğumu bilmiyor muyum? Ah, çok karmaşık geliyor her şey. Her şey üst üste gelmiş ve ben o şeyin en üstündeyim sanki. Belki de kurtuluşa gitmek için en aşağıya inmem gerekiyordur. Sorunların başladığı yere inip bu olayı kökünden düzeltmem gerekiyordur. Bilmiyorum…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.