VAZGEÇMEK…

Aslında hangi konuda ne yazacağımı ve nasıl yazacağımı veya yazıya nasıl başlamam gerekir hiç bilmiyorum. Eminim bir çok kişinin başına gelmiştir aklımızdan, içimizden çok güzel kelimeler ve cümleler geçer ama iş yazmaya veya konuşmaya gelince insan far görmüş tavşana benziyor. İçimizden geçenleri dile vurduğumuz zaman ne kelimeler birbirine benzer nede cümleler konu bambaşka yerlere gider. Şimdi daha iyi anlıyorum yazarların hemen hemen neden hepsi yanlız ve herkesden bu kadar uzak. Ben hep bir yer aradım aradım durdum yuvam diyebileceğim bir yer aradım hep kendimi tam hissetmek ve kendimi bulmak ait hissetmek istedim. Ama şimdi daha iyi anlıyorum ki birşeylerden vazgeçince herşeyden vazgeçmek zorundaymışsın ya hep ya hiç misali. İşte bu yüzden vazgeçtiklerim için kendimdende vazgeçmem gerekiyormuş ki çoktan vazgeçmişim bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Ve insan kendinden vazgeçince zamanla hissizleşmeye ve duygularını yok etmeye ve ruhsuz olmaya başlıyormuş. Peki sevdiğin insalar için kendinden, duygularından, hislerinden ve en önemlisi kalbinden vazgeçmek ne kadar doğru, onlar hayatlarına devam ederken senin yavaş yavaş içten içe eriyip gitmen ne kadar doğru. Başlarda sana doğru gelen vazgeçişlerin aslında birer hata olduğunu görmek ne kadar adil. Aslında söylemek istiyorsun anlatmak ama olmuyor aklında hep şu cümle “ya inanmazlarsa” aslında tek sıkıntı her defasında vazgeçmek için hata üstüne hata yapmakta ve bunu bildiği zaman insan işte o zaman tüm yollar tıkanıyor kapılar tek tek yüzüne kapanıyor ve insan git gide iyicene kalbini karartıyor ve bunun ne ilacı var nede geri dönüşü. Aslında her insan bir yabancı arıyor herşeyi tüm çıplaklığı ile anlatıp yargılanmamak istiyor. Aslında eğer sende bunlardan biriysen ve yargılanmadan dinlenmek ve kabul edilmek istiyorsan her kim olursan ol mesaj atmanı istiyorum. Eğer sende istiyorsan buradan yorum veya mesaj at sana geri dönüş yapacağım ve numaramı vereceğim şunu unutma bunu kim okuyorsa yanlız değilsin hemde hiç vazgeçme artık… 

okur

Yazar: Wolkibarni

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum