in ,

Uyanıkken Sayıkla

     Sana sunulan bütün imkanlardan uzakta, sen ne istiyorsun ?

    Sahip olduğun kuru kalabalıktan bağımsız,  sen ne istiyorsun ?

       Insan olduğunu unutturan on maddede mükemmel bir ruha sahip olma reçetelerini yırtıp,  sen ne istiyorsun ?

      Aklının hayır dediğine,  kalbinin hadi oradan deyip küfürler saydırdığına dudakların neden olur diyor ?

       Ne istediğini kendine hatırlatmak istemiyor sesin,  kısık o yüzden… Oysa ruhun çoktan müziğin sesini duymuş,  dans etse deli diyecek bedenin ona,   ne olduğunu unutan bedenin aslında,  kendini ağaç sanıyor, yerinden kımıldamıyor. Kök atmış sınırları olan bir bahçede.  Bari çiçek açsa, onu da yapmıyor.  Gerçek şu ki gölgesi de  yetmiyor.

      Daha parmaklarının karıştırıcağı çok kitap var,  aklının düzelteceği çok yanlış,  kalbinin en doğrusunu ben bilirim deyip yanılacağı çok hata var kadın…

      Ne dersin,  ait olmadığın bir bahçede çiçek açmak yerine,  benliğine koştuğun bir toprağa giden yolda    kurumayı göze almak daha zarif değil mi ?

okur

Yazar: Duygu

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın
  1. Merhaba Duygu hanım.

    Okuduğum en ilginç ve Batıni anlamlar içeren bir yazıydı. Bu gün bireyler ve toplumlar; ne dinler, ne ideoljiler, ne de herhangi bir öğretiye körü körüne bağlı kalarak kurtulabilir. Kurtuluş, ilk olarak bunların dışında bilinç altlarını temizlemekle başlayacak. Tüm dogmalardan arınmış hür bir akıl, bilim, felsefe ve bunların harmanlanmasından ortaya çıkacak yüksek bir vicdan. Biz buna dört kapı, dört sütun diyelim. Ham insanı böyle yontabiliriz. Yazınızın ; “Insan olduğunu unutturan on maddede mükemmel bir ruha sahip olma reçetelerini yırtıp, sen ne istiyorsun ? Aklının hayır dediğine, kalbinin hadi oradan deyip küfürler saydırdığına dudakların neden olur diyor ?” bu cümleler yazınızın en önemli bölümleri ve bizim düşünce sistemimize çok benziyor..

    Elinize Sağlık…
    Kozalak Düşünce Platformu
    Timur Türker

    • “Hiçbir kötülüğü bilmiyordum, bu yüzden hiçbir kötülükten korkmuyordum. ” Bu cümlenin bende uyandırdığı anlam duygusu ile düşüncelerimi görünür kılabildim. Tüm öğretilerden bağımsız, aslolanın, – o her ne ise – ete kemiğe bürünmüş giyinik bedenlerimiz altındaki çıplak ruhlarımızda keşfedilmeyi beklediğini düşünüyor, keşfedecek gayret ve bilgi birikimi ile bize kendini sunacağını ümit ediyorum.
      Teşekkür ederim. @timur-turker

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.