in ,

Ümitsizlik

Ümitsizlik

Ümitsizlik

Merhaba, bu bir eleştirel yazıdır. Eğer kendi fikirlerinizi tamamen doğru kabul ediyor ve başka düşüncelere direkt karşı çıkıyorsanız lütfen yazıyı okumaya başlamayınız.

Giriş

Neredeyse hepimiz zaman zaman ümitsizliğe kapılmışızdır. Kimi zaman işimizden dolayı kimi zaman ise hayatımızdaki insanlar ile olan ilişkilerimizden dolayı. 

Peki nedir bu ümitsizlik?

Kısaca bir tanım yapmak gerekirse: 

“Herhangi bir olaya karşı duyulan olumsuz yöndeki sanrı.” 

Yani bir bakıma negatif düşünce denebilir. Birçok kişinin hayatında olan her şeye kötü kalıplar giydiren ve çoğu şeyin kötü biteceğini söyleyen kişiler. 

Asıl sorun ümitsiz olmak mı yoksa ümitsiz olmanın doğurduğu sorunlar mı? 

Aslında ikisi de birbirine zincirleme bağlı olan konular, birbirlerinin devamı. İlk olarak konuya ümitsizliğin doğurabileceği sonuçları hafifçe anlatmak isterim. Ümitsiz bir insan genellikle hayatında somurtmaya ve hayattan zevk almamaya başlayacaktır ki bu olay gayet normaldir. Her şeyde ümitsizliğe kapılmak çok büyük bir sorun, ayrıca sadece sizi ilgilendiren bir sorun değil, sizinle ilgili olan herkesi ilgilendiren bir sorun. Duygular bulaşıcı bir hastalık gibidir, hatta bir virüs olarak değerlendirilebilir. İnsanlardan insanlara bulaşır. Bu hastalık bazen mutlu ederken bazen de insanları çok üzebilir, aslında bulunduğunuz ortama göre değişiklikte gösterebilir.

Çok mutlu olduğunuzu düşünün, bir kafeye gidiyorsunuz. Kafedeki herkes somurtuyor, siz aldırış etmeden bir masaya oturuyorsunuz. Nereye baksanız suratı beş karış insanlar ile dolu, ancak siz pes etmeyip birisiyle muhabbet etmeye, ona hayallerinizi anlatmaya yelteniyorsunuz. Birisini gözünüze kestiriyor ve ona planlarınızı anlatmaya, hayallerinizi anlatmaya başlıyorsunuz. -İşte …… yapmayı planlıyorum. -Yok yapamazsın. -Neden? -Kimler deneyip başaramamış sen mi başaracaksın? Sen bu dediklerine aldırmayıp başka hayalini söylüyorsun. -Gerçekten bunu yapabileceğine inanabiliyor musun? Emin ol başarısız olacaksın.  

Anlatmaya çalıştığım şeyi kısa bir örnek ile açıklamaya çalıştım. O kişide ki ümitsizlik sizi de etkileyecek. Belki de içinizde olan o kıvılcımı söndürecek, belki de hayatınızı iyi yönde değiştirebilecek bir şeyi elinizden alacak.

Böyle bir şeyi nasıl engelleyebilirim?

Ümitsizliği etrafınızdan kovmanın birçok yeri elbette olabilir, zaten bende bu konuda uzman bir kişi değilim lakin isterseniz size bir kaç öneride bulunayım:

  • Etrafınızda ne kadar ümitsizliğe kapılan insan varsa onlarla aranıza biraz mesafe koyabilirsiniz. Şimdi olmasa bile ilerde sizi etkileyebilir, sizi ve belkide geleceğinizi. Bu demek değil ki onlarla arkadaşlığınızı sonlandırın, sadece onlara büyük planlarınızdan bahsetmeyebilirsiniz.
  • Onları değiştirmeye çalışabilirsiniz. Elbette insanları değiştirmek kötü bir şey, fakat ümitsizlik eninde sonunda hem kendisine hem de çevresindekilere büyük zararlar verebilecek bir etken. 
  • Onlara her şeyin kötü sonlanmayacağını kanıtlayabilirsiniz. Örnek olarak bir konuda tartışma açın, eğer kendisi yine ümitsizliğe kapılır ve kötümser yaklaşırsa ona sonucu gösterin. Sonuç iyiyse belkide az bile olsa onda değişiklik yaratabilir.

Ümitsizliği ben yaşıyorsam önerin nedir?

Ümitsizlik bazen kalıcı bazende geçici bir etkiye sebebiyet verebiliyor. Eğer sizde böyle bir duygudan müzdaripseniz yukarıda verdiğim önerileri kendinizde uygulayamayacağınız için başka yöntemler deneyebilirsiniz. Örnek:

  • Kendinizi kandırın. İçten içe kendinizi her şeyin kötü sonuçlanmayacağına kendinizi ikna etmeye çalışın.
  • Sonuna kadar deneyin. Vazgeçmeyin bazen sonuna kadar gitmek size her şeyin sandığınız gibi olmadığınızı öğretebilir.
  • Arkadaşlarınızdan destek alabilirsiniz. Ümitsizliğe kapılmanızın nedenini onlarla paylaşarak desteklerini alabilir, ve belkide yavaş yavaş onların desteğiyle artık ümitsizlikten kurtulursunuz.

Bitiş

Burada bazı şeyleri çok belirgin olmasa eleştirmeye çalıştım. Ayrıca elimden geldiğince bu tarzda olan kişiler hakkında sizlere öneriler sunmakta istedim. Bu önerileri yaptığınızda kesin sonuç alamayabilirsiniz ki bu gayet normal bir şey. Neticede ben normal bir insan olarak sizlere öneride bulunuyorum, yani burada bu konu hakkında bir eğitim ve uzmanlıkla yazmıyorum. Bu yöntemler size veya çevrenizdekilere etki etmeyebilir.

yazar

Yazar: Ceyhun

Ben Ceyhun. 18 yaşındayım. Yazar hayatıma sekizinci sınıfta başladım. O zamanlar kısa hikayeler yazıyor ve onları bir platformda yayınlıyordum, aynı zamanda o platformda bulunan hikayeleri de okuyup kendimi geliştirirdim. Şuan da kendi e-kitabımı yazıyorum ve bu tarz platformlar da yazılar yazıyorum, ayrıca kendi sitemde de bu tarz yazılar yazarak paylaşıyorum. Şuan yolun daha çok başındayım fakat her gün kendimi daha çok geliştirmek için çabalıyorum. Şuan amatör olsam bile ileri de bu işte profesyonel olmak istiyorum.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.