ULU HAKAN MI? KIZIL SULTAN MI?

Yıl 1842,Devlet-î Al-î Osmaniyye’nin aile sıfatı 21 Eylül’de yiğit bir şehzade kazandı.Bu zât-î muhterem,gelecekte Osmanlı’nın 34.Padişâh’ı olacak Sultan Abdûlhamîd-î san-î hazretleriydi.Babası Sultan Abdûlmecid Hân,annesi Tirimüjgân kadınefendidir.İlk önce anne terbiyesi ile yetişen Sultan Hamîd,henüz 10 yaşında iken(1852),daha kokusuna doyamadığı annesini kaybetti.Küçük olmasına rağmen civardaki olayları iyi kavrayan Sultan Hamîd her şeyin farkındaydı.Annesinin ölümü onu derinden sarsmıştı.Sadece 9 yıl sonra(1861),32.Osmanlı Padişâh’ı Sultan Abdûlmecid Hân’ı yani babasını kaybetti.1861 yılında ekberîyet usulünce tahta amcası,Sultan Abdûlaziz Hân geçti.Bu tarihten sonra,hem yetim hem öksüz kalan Hamîd Hân,amcası sayesinde bu acıları en aza indirdi.Batı tahsilinin yanı sıra,doğu İslâm tahsilide aldı.Batı edebiyatına ilgisi başladı.Biz burada çocukluğuna pek değinmeden,nasıl mücadeleler verdiğini,ömrünü nasıl vatana faziletkâr bir şekilde harcadığını anlatalım.

1876 yılında,Sultan Abdûlaziz Hân tahtan hâl edilmişti.Kapatıldığı Feriye Sarayı’nda cani bir şekilde,mübârek Kurân-ı Kerim’i okurken şehit ettiler.Hain Mithat Paşa,aklî dengesi yerinde olmayan Sultan V.Murad Hân’ı tahta çıkarttı.Lâkin 3 ay sonra,devlet işlerinde rol oynayamayan Sultan V.Murad,şeyhülislâm fetvası ile hâl edildi.Devlet ekonomik açıdan zaten dibi görmüşken bir de iktidarın hainler elinde olması can sıkar durumdaydı.Tek çare,Şehzade Abdûlhamid’di,lâkin Mithat,Abdûlhamid’de bulunan siyasi zekâyı bildiğinden onu tahta çıkartmak istemiyordu.Halkın zorlaması ile,Hain Mithat mecburen tahta,Şehzade Abdûlhamid’i davet etti.Mithat Paşa,Sultan Abdûlhamid’den öyle korkuyordu ki,sırf onu tahta çıkarmamak için kendisi tahta geçmek istemişti.Ayrıca utanmadan şu kelâmları etmişti;

”Al-î Osman var da,Al-î Mithat neden olmasın?”

Binaenâleyh,Sultan Hamîd bunalımlı bir vaktin ardından 31 Ağustos 1876’da Hanedan-î Al-î Osman’ın 34.Padişâh’ı olarak tahta çıktı.Tahta çıkarken ipler Mithat Paşa’nın elinde olduğu için ona siyasi manâda riayet etmek zorunda kaldı.23 Aralık 1876’da 12 nüshalık ve 121 maddelik Kanun-î Esasi ilân edildi.Bu kanun,meşrutî yönetime geçişin ilânnâmesi gibi bir konumdaydı.577 senedir,patrimonyal bir yapıda olan Osmanlılar,artık meşru monarkiyet ile yönetilmeyecekti.Lâkin 34 yaşında olan Sultan Abdûlhamîd,meşrutiyete karşı bir yapı izliyordu.-Ki bu konuda haklı olduğu sadece 5 ay sonra anlaşılacaktı.-Meclis bu kez Ruslar ile harp etme niyetindeydi.Amaç Kırım’ı almak ve Moskova üzerine yürümekti.Siz değerli okurlar,size soruyorum.O dönem için böyle düşler kuran hayalperest bir meclise ülke verilir mi?Sultan’ın tüm ısrarlarına rağmen bu müsvet savaşa girildi.1 Yıl gibi kısa bir süre içinde Ruslar,Al-î Osman ordusunu kırarak,İstanbul surları önüne kadar geldiler.Halk’ın,Meclis’e tepkisi ve Mithat Paşa’ya olan kini artmıştı.Sultan ise bunlar üzerine şunu söylemişti;

”Ben artık,merhûm atam Sultan Mahmud’un yolundan gitmeye mecburum”.

Binaenâleyh,18 Şubat 1878’de I.Meşrutiyet olarak geçen Kanun-î Esasi süresiz olarak tatil edildi.Kanun-î Esasi’den(Meclis ve Mithat Paşa avenesi)mütevellit,Bulgaristan Prensliği kuruldu.Niş Sancağı Sırbistan’a bırakıldı.Teselya Sancağı Yunanistan’a bırakıldı.Kars, Batum, Artvin ve Ardahan sancakları Rusya’ya bırakıldı.Dobruca Sancağı Romanya’ya bırakıldı.Bunların dışında birkaç kaza Karadağ’a bırakıldı.Van’ın doğusundaki Kotur yöresi İran’a verildi.Burada suç Abdûlhamîd’in mi? yoksa Mithat ve avenelerinin mi?

Artık son imparator,Sultan-î Cihan Serdar-î Hakan Hamîd Hân’ın devri başlıyordu.Sultan Hamîd’in kaybettiği iddia edilen topraklara bakalım;

-KIBRIS

-KUVEYT

-MISIR

 

KIBRIS

Hain Mithat ve avanesinin başımıza çorap gibi ördüğü 93 harbi sonunda,Osmanlı Devleti’ne Ayastefanos Antlaşması imzalatıldı.Lâkin bu antlaşma ölü doğdu.O kadar ağır şartlar içeren bir antlaşmaydı ki,Osmanlı’nın doğrulması çok zordu.Sultan Abdûlhamid Hân,siyasi zekâsını kullanarak Rusya düşmanı,İngiltere(Birleşik Krallığı)devreye soktu.İngiltere’ye Kıbrıs’ta askerî mülkiyet imtiyazı verildi.Bu,Kıbrıs satıldı yahut kiralandı demek değildir.Günümüzden örnek verelim,İncirlik Hava Üssü ABD ülkesine askerî imtiyazı verilmiş bir hava sahasıdır.Lâkin mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir.

-KUVEYT

Sultan II.Abdûlhamîd Hân 1900 yılında,dönemin Kuveyt valisine ödenmemiş vergiler için ferman göndermiştir.Vergilerin derhal verilmesini istemiş,aksi takdirde makamından azl olunacağını bildirmiştir.Kuveyt valisi ise,dönemin müstemlekeci devleti İngiltere’ye iltica etmek istediğini bildirmiştir.Kraliçe Victoria(1837-1901) bildirge yayımlatarak,Kuveyt’i vasaliyeti altına aldığını bildirmiştir.Hadi bunu bazı irticacılar için padişâh suçu sayalım…

 

-MISIR

Mısır,1805 yılından itibaren Kavalalı Hanedanı tarafından,Osmanlı tabiiyeti altında yönetiliyordu.Mısır Hidivi İsmail Paşa ve ondan önceki hidivler(Mısır’ı yöneten paşa)İngiltere’den yüksek faizli borçlar almıştı.İsmail Paşa bu katlanan borcu ödeyemeyince,İngiltere’ye askerî bir üs kurma hakkı verdi.Ayrıca bu hidiv,yerli ahaliyi(Osmanlı esnafını)Mısır’dan sürerek,İngiltere esnafına hususi ve mülkî alanlar tahsis etti.1878 yılından itibaren Mısır’da,iktisadî anlamda zaten İngiltere hükümranlık yapıyordu.1879’da ölen İsmail Paşa yerine oğlu Tevfik Paşa geldi.Bu dönemde,İngiltere baskısı daha da artınca,Tevfik Paşa mâli yönetimi İngilizler’e bıraktı.(1881)Aynı yıl,Kraliçe Victoria Tevfik Paşa’ya ultimatom göndererek,İskenderiye’de askerî üs tahsis etmesini istedi.1882 yılında ise İngiltere,askerlerinin tehdit altında olduğunu bildirerek ayrıca borç tahsisinide bahane ederek Mısır’ı işgal etti.Burada suç Kavalılar’ın değil mi?!

Objektif bakan bir kişi görür ki,Sultan II.Abdûlhamîd sadece 17.000 km² toprak kaybetmiştir.Bu sayı Konya,Sivas,Ankara,Erzurum,Van,Antalya,Şanlıurfa gibi kentlerden daha küçük bir alandır.

                                                                                                                                                     Ömer Kütük

                                                                                                                                                       10/04/2021

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

7 yorum

Yorum Yazın
  1. Ömerciğim kalemine sağlık lütfen yazılarının devamını bekliyoruz bu yaşında bu farkındalık şuur zenginliği beni gururlandırıyorsun Rabbim ilmini genişletsin

  2. Eline yüreğine sağlık çok güzel yazmışsın devamını beklerim osmanlı torunu koca sultan abdülhamid han ULU HAKAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.