in ,

Türkmen 4 kadın ve 8 çocuk ile dağlarda 30 günlük yaşam mücadelesi

ب

Merhabalar bugün sizlerle hayatımda beni oldukça etkileyen bir yaşam mücadelesini paylaşıyorum. Türkmen 4 dul kadının 8 çocuklarıyla birlikte yaşamlarını sürdürebilmek, hayata biz de varız diyebilmek adına verdikleri savaşı bizzat kendi ağızlarından dinlediğim şekilde aktarmaya çalışacağım. Üniversitedeki arkadaşlarım ile adını ‘Bi’ Güzellik Yap’ koyduğumuz bir iyilik platformu oluşturduk. Bu platformun amacı, tarihimizde unutulmaya yüz tutmuş nakış sanatını güncel ve modern motiflerle işleyerek tekrar gün yüzüne çıkarıp elde edilen gelirler ile ülkemizin doğu sınırında yaşayan başta Türk çocuklarımız olmak üzere ihtiyaç sahibi tüm çocuklara kırtasiye ve bot-mont yardımı yapmaktır. Nitekim bu zamana kadar bu amaca fazlasıyla ulaştık ve binlerce çocuğun kalbine umut aşıladık.

Ankara merkezli olan bu platformda, belirli tarihlerde duyurulara çıkarak Ankara’nın çeşitli üniversitelerinden katılım gösteren farklı zihniyetlere sahip ama asıl amacı iyilik yapmak olan güzel insanlarla nakış atölyelerimizde buluştuk. 2019 Ramazan ayı için bir kampanya düzenlemeye karar verdik. Atölyelerden elde ettiğimiz gelirler ile Ramazan ayında sosyal yardım kurumları tarafınca adreslerini belirlediğimiz ailelere yardımlar götürecek hatta evlerine, iftar sofralarına misafir olacaktık. Ve o gün geldi. 11 kişilik 2 odalı bir Türkmen evine misafir olduk.  Kapıdan girer girmez hayretlere düştüğümüz o akşamın ilerleyen saatlerinde duyacaklarımız bizleri daha da şaşırtacaktı. Ev, tasvir etmeye çalıştığım gibi oldukça küçük olmakla birlikte içerideki eşyalar kullanılsa mı daha iyi yoksa kullanılmamasından çıkacak sıkıntılar mı daha iyi olacağını bilemediğimiz dereceydi. Yemekten sonra aldığımız bayramlık hediyelerini onlara dağıtırken evin büyüğü olan abladan hikayelerini anlatmalarını rica ettik ve ablamız söze başladı. 

Anlattıklarını bire bir tarif etmem kullandığı şivesi dolayısıyla kolay olmayacağı için dolaylı şekilde aktarmaya çalışacağım. 6 ay evvel Irak’ta çıkan şiddetli iç çatışmalar ve Suriye iç savaşından dolayı artan tansiyonun da etkisiyle şehirlerinde oldukça büyük bir kaos meydana gelmiş. Ablaların eşleri de bu çatışmalar esnasında her biri şehit olmuş. Artık oradaki yaşam, 4 dul kadın ve 8 çocuk için hem yaşamlarını hem de namuslarını koruyabilmek adına oldukça zor hale gelmiş. Ve hiçbir taşıyıcı vasıta olmadan, Irak’tan çıkmışlar. Ellerinde eşyalar yanlarında çocukları kimisi yalınayak şekilde 30 gün boyunca dağlarda yürüyerek Türkiye sınırına gelmeyi başarmışlar. Bu olayın yaşandığı yıl 2019. Milenyum çağının en zirve süreci. İnsan sanki bir hikâye okuyor ya da dinliyormuş gibi hissetse de hayatın gerçeklerine yakından şahit oluyor. 30 koca gün… Güneşin altında tehlikeli insanlarla, teröristlerle dolu dağlarda yaşama devam etmek için bir umut arama mücadelesi… İçlerinden biri bu mücadeleyi ne yazık ki kaybetmiş. En büyükleri olan teyzemiz yaşı oldukça fazla olması sebebiyle yaşamını yolculuk esnasında kaybetmiş ve onu orada bir yere gömmek zorunda kalmışlar. Hayal edin yaşamak için mücadele verdiğiniz bir yolculukta ölüm sizi buluyor ve mezarınız bugün kimsenin bulamayacağı bir yerde konumlanmış oluyor. Ne acı… 

Verdikleri mücadele grubun geri kalanı için mutlu sonla bitmiş. Türkiye’ye sağ salim giriş yapmışlar ve sosyal yardım kurumları tarafınca temel ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmış. Bu benim ve ekibimin yakından şahit olduğu sadece bir hikâye. Dışarıda bunlar gibi birçoğu, dinlenmeyi ve yardım edilmeyi bekliyor. Sadece bizim ülkemizde değil. Meksika körfezinden Pakistan’daki Afgan kamplarına, Afrika’daki yaşam mücadelesinden Yemen’dekine, Çin’in zulmü altındaki Uygur Türkmenlerinden Irak’a… Hayat bu kadar kısayken ve insanlar bu kadar zor şartlarda yaşam için umut arayışındayken bizler önceliklerimizi bir gözden geçirmeliyiz diye düşünüyorum. Sahip olduğumuz şeylerin farkına varıp küçük şeylerle mutlu olmanın zamanı gelmedi mi artık?

Sağlık ve sevgi ile kalın 

Instagram: Bi Güzellik Yap |  Ahsen

yazar

Yazar: Ahsen

❝..bulanlar , arayanlardır. ❝

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

4 yorum

Yorum Yazın
    • Bu tarz platformlarda aktif görev alıyorsanız şayet göçmen çocuklarımız için bir çok sivil toplum örgütünün onlar için yaptıkları çalışmalara şahit olmuşsunuz. Bizler, merkez incelemerimizde kendi vatandaşlarımızın bir noktada göz ardı edildiğine şahit olduk. Böyle bir ayrımı hiç bir zaman kabul etmiyorum, ekibimde aynı şekilde. Yazıyı bitirebilme sabrını ve olgunluğunu gösterebildiğiniz taktirde verilen mesajı anlayacabileceğinizi umuyorum. Eleştiriniz için teşekkür ederim 🙂

      • Olgun bir davranış sergilemediğimi, olaya olmaması gereken düzeyde hissi yaklaştığımın farkındayım. Çocuklar konusundaki hassasiyetime verin, lütfen. Onlar üzerinde yapılmış ve ya yapılacak en ufak ayrımcılık ya da ötekileştirme konusuna tahammülüm çok az. İyi çalışmalar diliyorum :))

        • Söylediğiniz gibi çok hassas bir konu ve bu şekilde yaklaşıyor olmanızda kabul edilebilir tabii. Hep birlikte onlara umut olacak bir çok projeyi gerçekleştirebilmemiz dileğiyle. Teşekkür ediyorum, iyi çalışmalar dilerim 😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.