Torosların Tezenesi ,Ulu Ozan Karaca Oğlan

    Üryan geldim yine üryan giderim 

Ölmemeye elde fermanımmı var 

    Azrail gelmişte can talep eyler 

Benim can vermeye dermanımmı var 

Dirilirler dirilirler gelirler 

     Huzuru mahşerde divan dururlar 

Harami var deyu korku verirler 

     Benim ipek yüklü kervanımmı var

Karaca Oğlan, Türk Halk Edebiyatının en güzel güzelleme ve koşmalarını basit, sade ve anlaşıla bilir bir Türkçe ile ortaya koyar. Onun söyledikleri dilden dile kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.

Karaca Oğlan 1600 lü yılların başlarında doğmuştur ve aynı yüzyılın sonlarına kadar yaşamıştır. Karaca Oğlan ın Kozan Dağı yakınındaki Varsak Köyünde doğduğu söylenir. Bazı araştırmacılara göre ise Osmaniye nin Farsak köyünde doğmuştur. Gaziantep’in Varak Türkmenleri de Kilis ‘in Musabeyli Bucağında yaşayan Çavuşlu Yörükleri de O nu kendi aşiretlerinden kabul ederler. Bir söylentiye göre Kozan lı, bir başka rivayete göre de Mersin Silifke lidir. Karaca Oğlan, Çukurova da doğup yörenin Türkmen ve Yörük aşiretleri arasında yaşamıştır. Onun söyledikleri Çukurova dan Toroslara oradan Gavur Dağlarına kadar tüm yörelerden izler taşımaktadır.

    Vara vara vardım ol kara taşa 

Hasret bıraktın beni kavim kardaşa 

Sebep ne gmzd akan kanlı yaşa 

    Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm 

Karaca Oğlan derki kondum göçülmez 

    Acıdır ecelin şerbeti içilmez 

Üç derdim var birbirinden seçilmez 

      Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Şiirinin kaynağını doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı yurt edindiği doğa oluşturur. Yörük Türkmen halklarının yaşayış ve düşünüş özellikleri O nun kişiliği ile birleşerek Aşık Edebiyatına yepyeni bir söyleyiş tarzı getirmiştir. Karaca Oğlan duygularını gerçekçi bir biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık ve anlaşılır bir dille ortaya koyar. Söyledikleri düşten çok gerçeğe yaslanır. Göçebe bir hayat süren Karaca Oğlan ın şiirlerinde hasret, ayrılık gibi temaları işlemesi üzerinde düşündürücü bir ironidir. Şiirlerinde Tanrı Kavramı ve Din Tema sının fazla yer tutmadığı söylensede bu iddia doğru değildir. Divan Edebiyatından ve yaygın aşıklık geleneğinden etkilenmeyen Karaca Oğlan zamanının hakim tarzı söyleyiş biçiminin dışına çıksada, Yaradan dan özge bir sevdiğinin olmadığını coşku ile söylemektedir. Anadolu insanının yaşam biçimi Yörük Türkmen kültürü ve ayrıca İslam anlayışı şiirlerine ciddi biçimde etki etmiştir.

Karaca Oğlan Torosların Sevdalısı Uslanmayan Bir Gönül Aşığı. Sevmekten ve yaşamaktan asla yorulmamasına rağmen bilirki insan bir yolcudur ve bu dünya fanidir. Bir göçebe olarak yaşayan bu Ulu Ozan ında söylediği gibi İnsan yeryüzüne üryan gelip yine üryan gitmektedir.

Ela gözlüm ben bu ilden gidersem 

    Zülfü perişanım kal melul melul 

Kerem et aklından çıkarma beni 

     Ağla göz yaşını sil melul melul 

Yiğit ey sevdiğim sen seni gözet 

     Karayı bağlada beyazı çöz at 

Doldur ver badeyi, bir dahi uzat 

     Ayrılık şerbetini ver melul melul

Kaynak : Türk Edebiyatı Ansiklopedisi /Büyük Türk Şiir Ontolojisi

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.