TEK YÖNLÜ VİCDAN

Sevgiden başka insana çok büyük bir sorumluluk yükleyen bir diğer duyguymuş vicdan.

 Duygular gerçekten insanı insan yapan şey ama kontrol edilemediğinde  insanı bitiren şey de olabiliyormuş. Asla affetmem dediğimiz şeyler affetmek için iki gözyaşına ya da ufak bir çabaya affedilebiliyormuş. Çünkü vicdan katı kurallar dinlemiyor göğsümüzde kocaman bir ağırlık hissetmemek için her şeyi yapıyoruz. 

 Mesela sırf birine kıyamadığın için yanında bulunuyorsan ama aslında bulunmak istemiyorsan kafanı yastığa koyduğunda ne kadar vicdanlıyım diye düşünme çünkü bu kendine yaptığın çok büyük bir vicdansızlık.. Vicdan rahatlığı insanı gerçekten çok iyi hissettiren bir duygu evet. Yastığa başını gönül rahatlığıyla koymak bir insan için çok değerli. Ama bence bu vicdan duygusunu göstermemiz gereken ilk kişi kendimiz olmalıyız. Unutmayın ‘İYİ’ bir vicdan en rahat yastıktır.

 Bu durumları düşününce hep şey diyorum; keşke başkalarına karşı olan bu aşırı hissettiğimiz duygular kendimize gelince de varlığını gösterse. Düşünsenize benliğimizi aşırı sevdiğimizi çok değer verip yine aynı çoklukla koruduğumuzu. En basiti kendi halimize üzülebilsek, sanırım her şey daha kolay olurdu.

 Duyguları nasıl kontrol ederiz bilmiyorum ama yanlış olan şeyi biliyorum sanırım. Hayatımızın asıl başrolünün biz olduğumuzu unutmak. Bir duyguya kapılıp gittiğimiz o yolda biz nerede, ne koşulda, nasıl bir durumda olacağız bunu düşünmemiz gerekiyor. Vicdanımızın sesini susturamadan yürüyünce acıdığımız kişinin yanında acınacak bir duruma düşebiliyoruz çünkü. Maalesef ki vakti zamanında kendimizden çok karşımızdaki insana kıyamadığımızdan yaptığımız ya da yapmak zorunda hissettiğimiz şeyler kendi benliğimize, kendi hayatımıza ve doğrularımıza mal olabiliyor. 

Unutmayın hayatınızda başrol  duygularınız değil sizsiniz. Ve her zaman dediğim gibi siz her şeyden daha değerlisiniz. 

Hepiniz çok iyi olun <3

yazar

Yazar: yağmur

içimdeki kış güneş açar satırlara☀️

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.