Tarihin En Karanlık Kanlı Savaşı (11 Temmuz ) | SREBRENİTSA – BOSNA HERSEK

Her savaş içinde hüzün saklar . Acı verir . Sonuç iyi de olsa aldığı canlar geri gelmez . Hafızada ve yürekte acı izler bırakır . 

Tarih içeren kitapların temel konusu olan bu savaşları okumak ,öğrenmek dahi içimden gelmezdi . Okuyanları da anlamazdım pek . Ta ki İncir Kuşları romanıyla buluşana kadar . 

Henüz 6. sınıftayken gördüğüm bu romanın konusunu aşk sanıp almıştım hemen . Bilmiyordum içinde bu kadar derin duyguları barındırdığını . Okudukça her sayfada bir merak , bir tarih aşkı geldi . 

Daha önce adını bile duymadığım Bosna Herseği öğrendim . Sırbistan’a komşu olduklarını , aynı bölgede yaşadıklarını hatta Bosna Herseğin de bizler gibi müslüman olduklarını … Pek çok şey öğrendim . Bir kitaba sıkışan onlarca hayat hikayesini okudum . 

Okuyup da o ülkeye hayran kalmamak elde değil zaten . İncir Kuşlarını bitirmemin ardından savaşın gerçekten olduğuna , onların o olayların yaşandığına ihtimal bile vermek istemedim . Öylesine acı verici olayları hangi insan yaşayıp da 3 yıl sonrasında yaşamına devam edebilir ki ?

Lisede tanıştığım edebiyat öğretmenimle bu savaşı tartıştığımda bu savaştan haberdar olması bile beni mutlu etmişti . O da benim gibi hayrandı o ülkeye . Hatta eşiyle birlikte de gitmişti . Her adım attıkları yerde gözyaşlarını da tutamamışlar .

İncir Kuşlarının ardından ;

  • Leyla 
  • Zlata ‘nın günlüğü
  • Meyra 
  • Kurşunların da rengi var
  • Saklı Gül
  • Zehra 

kitaplarını da okuyup iyice gördüm gerçekleri ve detaylıca araştırdım .

Ama yetmiyor içimizdeki öfkeyi yıllar sonra bile dindirmeye gücümüz . 

Sahi biz bile o topraklarda yaşamamamıza rağmen Boşnaklar nasıl yaşayabiliyor halen o topraklarda ,karşılarına çıkan bir sırpı gördüklerinde ne yapıyorlar ?

Konumuzun başına dönmek gerekirse nedir bu savaş ? 

Şöyle ki Bosna Hersek Balkanlarda yer alan bir ülke .Ele geçirmeye ve hakim olmak ,yönetmek isteyen çok oldu . Fakat kimse başaramadı . 

Sırbistan da Boşnakları yok ederek büyük bir Sırp Cumhuriyeti kurmak istedi . Kendilerine dostça davranan Boşnaklara bir anda hazırlıksız oldukları an savaş açtı . Kendi ordu ve araç gereçleri tamken onları savunmasız bıraktı . 

1 Mart 1992 de başlayan bu savaş 6 Nisan 1992 de gerçekten şiddetli bir savaş haline dönüştü . Binlerce kadına ,küçük kız çocuklarına tecavüz edildi . 

İmamlara Sırp şarkı okuttular . Çıplak bir şekilde namaz kıldırttılar . Daha sayamadığımız onlarca şeyi bu halka yaptılar . 

Hiçbir ülkeden yardım gelmedi . Sırplar herkesi susturdu . Bu savaşa 1 yıl bile dayanmak kim bilir nasıl da zor olmuştur . Fakat 3 yıldan da fazla sürdü . Kimsenin hiçbir müdahalesi olmadı . İnsanların canı hiçe sayıldı . 

Fırsatını bulanlar kaçıp kurtardı kendini . Çoğu da Türkiye ‘ye göç etti . 

100.000 ile 110.000 arasında kişi öldü . Fakat gerçek şu ki bunlar gerçek rakamı değil sadece cesetleri bulunanlar . Sırplar öyle hain öyle iğrençler ki cesetlerin bile bulunmasını istemediler . Önce yaktılar .Sonra bir yere küllerini gömdüler .Üzerlerini çimlerle kapladılar . Fakat mucize oldu . O topraklarda o cesetlerin içinden mavi kelebekler doğdu . Ve cesetlerin yeri o kelebekler sayesinde bulundu . 

İşte Sırpların gerçek yüzünü ve Bosnalıların masumluğunu gösteren tarihin en karanlık savaşı …

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.