Stresin Ben Hali

Selam sevgili okurlar, bu hafta sizlere bahsetmek istediğim konu sıklıkla karşılaştığımız, etkisinde olduğumuz ama çok fazla müdahale edemeyip kontrol etmekte sıkıntı yaşadığımızı düşündüğüm strese ilişkin kendi düşüncelerimi   sizlerle paylaşmak istiyorum.

  • Stres nedir?
  • Bu çok bilinen şeyi aslında tam anlamıyla biliyor muyuz?
  • Hangi durumlardan kaynaklanır?
  • Neler yaparsak çözüm bulabilir ve bu süreçte ruhsal, psikolojik ve fizyolojik sağlamlığımızı nasıl koruruz?

gibi sorulara  fikirlerimi ve farklı bakış açısı kazandırabilecek yönlerden ele alıp neler yapabileceğimize yer vermek istiyorum. Yazımda size bu konuyla ilgili nesnel ve kalıp yargılara göre şeyler yazmayı değil, sohbet havasında benimde aynı durumu sıklıkla yaşadığım ve neler yapabildiğimden bahsetmek amacındayım. 🙂

 Gelin önce bizi etkileyen bu stres neymiş bir öğrenelim. Stres, kısaca bahsetmem gerekirse vücudumuzu bozma eğiliminde olan basınç ya da gerilim anlamına gelmektedir. Her bireyde stresli olma hali insanların birbirinden farklı olması gibi, kişiden kişiye değişebilen özel bir durumdur ve birey öncelikle kendi ruhsal, psikolojik, sosyal halini, içinde bulunduğu şartları bilerek, fark ederek buna göre çözümler aramalıdır. Bende burada biraz strese kendi bakış açımdan ve bendeki haline değineceğim. Aslında her zaman olumsuz bir duygu durumu olarak bilinse de belirli bir ölçüde bizi yaptığımız ya da düşündüğümüz şeylerde motive etme etkisine sahiptir. Örneğin işimiz gereği bir sunum yapmamız ya da bir performans ortaya koymamız gerekiyorsa bunun için hem kaygı hem de stres yaşayabiliriz. Bu durum olumsuz etkileyebileceği gibi enerjimizi ve motivasyonumuzu da yükseltme de faydalı olabilir. Ancak uzun süre bizi etkisi altına alıp gündelik yaşantımızda mantıklı akıl yürütmemizde, problemlerimizle başa çıkmamızda, eğlenmeye çalışırken bile aklımızın bir köşesinde takıntı haline getirip stres yaratan şeyler bulunuyorsa bizi negatif yönde etkileyebilir ve bundan kurtulmak isteriz.  Peki neden engel olamıyoruz, hayatımızın neresinde bizimle ve neyden kaynaklanabilir? Diye düşünür ve yaşamamıza göre değerlendirmek istersek en başta bu pandemi nedeniyle çıkamadığımız, evlerimizde oturduğumuz günlerin sıkıntısı, yapmamız gereken ödevlerimiz, derslerimiz, sınavlarımız, ev geçindiriyorsak ödenecek borçlarımızdan tutun da uykumuza, rüyalarımıza, sosyal medya mecralarında kimi neyi takip ettiğimize kadar hayatımızın içinde olan bizimle kol kola gezen biri gibi adeta. Bize çoğu zaman doğrudan değil baş ağrısı, terleme, yorgunluk, dikkatsizlik, duygularımızda yoğunlaşma hatta saç dökülmesinde bile stres yaşadığımızı, dolaylı olarak somatik bir biçimde anlayabiliriz. Yaşadığımız belli stres durumları, örneğin benim uykumda parmaklarımı sıkmama ve uyandığımda canımın acıdığını fark etmem ile anlamama neden oluyordu. Tıpkı psikolojide Freud’un bilinçaltımızın rüyalarla açığa çıktığını söylediği gibi stres de başka yollarla bize kendini gösterir. Hepimizin artık birer amok koşucusu haline gelmeye başladığı ve Stefan Zweig’ın da kitabında adını verdiği bu Malezya’ya özgü kültürel bir durum olan deliye dönme gibi ruhsal anlamı olan bu kavram, çağımızda bizi buna sürüklüyor, çeşitli olumsuz duygulara ve davranışlara yol açıyor olsa da buna direnmeli ve monotonluktan kurtulup aktif hale gelerek kendimize anlam katma ve yaşamaya değer şeyler bulmalıyız, çünkü bunun için varız diye düşünüyorum.  E bu kadar anlattın bunları az çok biliyoruz ne yapacağız kendimizce neler yapıp hafifleteceğiz bize bir de onu söyle derseniz gelin konunun en güzel kısmına geçelim.

 Stres beni ileri düzeyde etkiliyor derseniz yardım alın derim orası ayrı ama biz neler yapabiliriz şimdi onları konuşalım. Problemlerimizi çözerken önce kendimizi ifade etmeye ve problemimizi tanımlamaya çalışarak bunu bir yere yazabilir sonra bu durumu nasıl etkili ve mantıklı bir biçimde ele alırım diye artılarını eksilerini yazıp ona göre eyleme dökebiliriz.

Zamanınızı yönetemiyor bir günde istediğim hiçbir şeyi yapamıyorum su gibi akıyor bende içinde boğuluyorum diyorsanız bunu her gün ya da yatmadan önce planlamak oldukça etkili olabilir ve benimde çoğunlukla yaptığım ve kendimce güzel dönütler alabildiğim bir yöntemdir ve sizin de sonuç alacağınızın garantisini veriyorum.

Kendimize nefes egzersizi, hareket egzersizleri yaparak, doğru beslenerek, ilgimiz varsa yeni yemekler yaparak rahatlatıcı müzikler dinleyerek, biraz zor olsa da hayata pozitif bakmalı ve kendimize, hayata gülebilmeliyiz. Kendimizle baş başa kalmayı öğrendiğimiz bu süreçte bize bizden daha iyi gelen ne var? Herkes her koşulda yanımızda olsa da biz kendimizi iyi hissetmeden mutlu olmadan başkaları bunu ne ölçüde sağlayabilir? Biz bu durumdayken başkasına iyi gelebilir miyiz peki? Bunları yazarken beni de tekrar düşündüren sorulardı.

Kendimizle de azıcık içsel olarak da hesaplaştıktan sonra başka neler yapabiliriz onu konuşalım.  Kendimize, her günümüzü aynı olmadan yaşamak, değerli kılmak ve pandemi sürecimizi anlamlı bir şekilde geçirebilmek için küçük heyecanlar maceralar gerekli diye düşünüyorum. Bizi oturduğumuz yerden alıp farklı dünyalara yaşamlara, zamanlara götürecek ama bunları yerimizden kıpırdamadan yapacağımız ve en zevk verici şey kitap okumak diyebilirim. Yapılan bir araştırmalarda da kitap okumanın % 68 oranında stresi azalttığı kanıtlanmakta ve böylesine faydalı ve insana zevk verip mutlu edebiliyorken neden okuyup ufkumuzu genişletmeyelim, çeşitli alanlarda bilgi edinip kendimize farkındalık katmayalım?  Öylece sıkılmak daha mı iyi yoksa? tercih sizin.

 Hem stresi hem pandemiyi fırsata çevirip o yoğun koşturmacalı hayatımızda vakit bulamadığımız ilgi alanımıza yönelik etkinlikler, seminerler, analizlere katılmak aklımıza gelmezken, bir de hobilerimiz var mı, nelere yetenekliyim diye düşünmeden kendimize fırsat vermediğimiz geçmiş günlerdeki şeyleri neden şimdi öğrenmiyoruz? Neler var ki diye düşünüp harekete geçmeye çalışır ve bahanelerimizin arkasına sığınmazsak o kadar çok şey var ki.  Artık fazlasıyla da karşılaştığımız ve bilinen aktivitelerden mandala boyama, puzzle yapma, müzik aleti çalma, takı tasarlama, amigurumi gibi el işleri yapma, bir de bu ara benim de adını duyduğum ama bir türlü yapabilir miyim diye düşündüren el işi bir hobi var bunun adı: Punch.

 Nedir bu punch, nasıl yapılır?  Gibi soruları da sorduğunuzu duyar gibiyim. İşte bu sorulara da yanıt vermede bilgi sahibi olan ve bunu deneyimleyen arkadaşım Feyza, gelin size bunu anlatsın ve yeni bir hobi öğrenelim derim ne dersiniz? Merakta kalın ve sonraki haftaları bekleyin derim o zaman!

MERVE CAN

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.