Stendhal Kızıl ve Kara I.Cilt

          Bugün itibariyle Stendhal’in “Kızıl ve Kara”kitabını 1.cildini bitirdim.Okuduğum kitap Cem Yayınevinden çıkan kitabı ve yayınevi kitabı 2 cilde bölmüşlerdir.İlk cildi 300,ikinci cildi 400 sayfa olarak yayınlamışlar.İkinci kitaba başlamaya korkuyorum 700 sayfa olduğundan dolayı.Kitabın ismini bazı yerlerde Kırmızı ve Siyah olarak da görebiliriz.

    Biraz yazar hakkında bahsedelim.Yazarımızın gerçek ismi Marie-Henri Beyle’dir.Daha çok mahlası Stendhal olarak bilinen Fransız Realist yazardır.23 Ocak 1783 tarihinde burjuva bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Yedi yaşındayken annesini kaybetti.Yaşamı boyunca boyunca bize iki büyük başyapıt bıraktı.Yazar hakkında en çok dikkat çeken şey ise verdiği eserlerin az oluşu.Özetle yazarımız az ve öz bir iş ortaya çıkarmış.Kitabın konusuna gelirsek halk tabakasındaki,bilgili,öğrenmeye aç,incili ezbere bilen,Latincesi çok iyi olan,20 yaşındaki bir delikanlının;30 yaşlarındaki,soylu tabakadan olan evli ve çocuklu bir kadına karşı duyduğu aşkı anlatır.Julien’nin(20) Madame de Rénal’e(30)olan saf ve temiz duyguları kitapta çok iyi işlenmiştir.Aralarında yaş farkı olmasına rağmen toplum baskısını önemsemeden birbirlerini sevmişlerdir.Tanışmaları da:Madame de Rénal Verries şehrinin belediye başkanı Rénal ile evlidir ve çocuklarına eğitim vermesi için Julien’i evlerine öğretmen olarak alırlar.Böylelikle ikilinin arasında bir şeyler başlar.

   Benim düşüncelerime gelirsek yazar her bölümün başına bazı yazarlardan alıntı eklemiş ve o kadar güzel alıntılardı ki neredeyse hepsi altı çizilmeye değerdi.Yazar çok güzel işlemiş karakterlerin psikolojisini.Kitap bence sıkıcı değildi.Acaba bundan sonra ne gerçekleşecek,Rénal onların aşkını yakalayacak mı,Julien papaz okulunda neler yaşayacak diye merak ettim.Daha fazla anlatırsam çok fazla spoiler vereceğim:).Kısaca kitaba “klasik” sıfatının verilmesi boşuna değil çünkü kitap çok güzel bir başyapıt.Ve son olarak birkaç alıntı paylaşacağım.O kadar çok öğüt ve güzel söz vardı ki hepsini yazmam mümkün değil.

  •  Kalbe dokunmasını biliyorlar ama kırarak…
  • Aşk eşitlik aramaz, onu kendi yaratır. 
  • Biz bu dün­ya­da mev­ki sa­hi­bi ol­mak is­te­dik mi öbür dün­ya­da mev­ki sa­hi­bi ol­mak­tan umu­du­mu­zu kes­me­li­yiz.
  •  İşte dünyanın boş şatafatlarının sonu; siz hiç kuşkusuz güler yüzlere alıştınız, ama güler yüz bir yalan tiyatrosundan başka nedir ki?
  • Oysa ben onu ömrümün sonuna dek seveceğim.
    Daha fazla alıntı için 

okur

Yazar: 101yazar

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.