Sonbahar İçin Kitap ve Film Önerileri

Kaynak belirtilmedi

SONBAHAR

Dört mevsime bir renk verilse, yaza sarı, ilkbahara yeşil, kışa buz mavisi, sonbaharımıza kahverengi verilirdi. Bu dört renk dört güzel mevsime cuk oturan, artık benimsenen renkler.

Başka benimseyişler de var elbet, misal sonbaharın ayrılığı, kışın yalnızlığı, yazın tatili, ilkbaharın kavuşmaları benimsemesi gibi.

Bir de bazı kitaplar, belli başlı filmler var ki onlar, bazı mevsimleri yansıtan, doğrudan bir aynaymışçasına andıran, güzide eserlerdir.

Bugün, sonbaharın başlarında olmamız dolayısıyla öznel zevklerime ve naçizane fikirlerimle belirlediğim birtakım kitap ve filmden bahsettiğim bir liste hazırladım sizlere.

İyi okumalar efendim.

İSTASYON – ÇİĞDEM KÖROĞLU

Hayatın sillesini misliyle yemiş, kapana kıstıran bir ilişkiye yıllarca tahammül etmiş, kimi kimsesi kalmayan yapayalnız bir kadını ve onun istasyonda çalıştığı dönem boyunca iş arkadaşı, müşterisi olan insanlarla yaşadığı zorlukları, unutulmaz anları, atlatılamayacak travmaları konu alan, çok kaliteli karakterlerin yanı sıra belli bir fikir altında ilerleyen kaliteli, Çiğdem Köroğlu’nun “İstasyon” kitabı.

Aşkın sizi kapana kıstırdığı bir dönemden geçiyorsanız, size bu hayatta hiçbir şeyi olmayan bir insanın belli başlı yaşanmışlıkları ardında bırakıp sıfırdan yapacağı başlangıçlarla bir gün nasıl dünyalara kavuşabileceğini anlatan ve bunun hayalini kurduran, kalpte iz bırakan bir eser.

AMELİE

Masumiyet, çekingenlik, saflık. Aşkın 3 ham maddesinden oluşan bir karakterin, insanların hayatına dokunurken ki cesurluğunu, iş kendi hayatına geldiğinde ise nasıl yavru bir kediden farksız korkuları olduğunu gösteren, iki tarafın birbirini yeteri kadar istemesi sonucu ortaya çıkacak olan çaba ile düzeltilebilecek şeylerin sonsuz olduğunu, kavuşmaların soyutlukla sınırlı kalamayacak kadar içtenlikle arzulandığını gösteren, büyüleyici bir peri masalı.

Eğer kendinizi yetersiz yahut cesaretsiz hissediyorsanız, Amelie’nin hayatına bir göz attıktan sonra fikrinizin değişeceğinden emin olabilirsiniz, bu film, içinizde yarım kalmış olan ukdeleri, bugün olmasa da bir gün tamamlayabileceğinizin en büyük umudu.

SON 11 – FERHAT ULUDERE

Dağılmaya son bir doksan dakikası ve son 11 futbolcusu kalmış bir takımın, yolun başından ta bugüne kadar uzanan hikâyesinin, nelere göğüs gerilip ne kadar çaba sarf edildiğinin, insanın en büyük düşmanının onun egosu ve aç gözlülüğü olduğunun, amatör futbol organizasyonlarında ne gibi kirli işler döndüğünün anlatıldığı, adeta “İçimizden biri” kadar samimi olan kalifiye kalemli yazar Ferhat Uludere tarafından ustalıkla kaleme alınmış bir roman.

Son 11’i okurken içinde kaybolup, karakterlerin dertlerinin gerçekliği karşısında çaresiz kalıp, hoş bir Ege kasabasını ve oranın sakinlerini tanırken aslında hiçbir şeyin sanıldığı kadar basit ve güzel olmadığını ama her şeyin güzelleşmesi adına da bir çilingir sofrasının yeterli olacağına şahit olacaksınız.

JUNO

Gençlik hataları, arzulara karşı koyamama, aidiyetsizlik, kendini baştan yaratma ve olanı biteni kabullenerek hayatın bahşedeceği güzellikleri kucaklamak gibi birçok konsept içinde büyüyüp, gelişip, dallanıp budaklanan oldukça dokunaklı ama bir o kadar da güldüren hoş bir film.

Juno’yu izlerken bazen sahneyi atlamak isteyecek, bazen ise hiç geçmesin diyeceksiniz.

ASUMAN – BÜLENT ATA

Mahallemizin cana yakın kızı Asuman, onun platoniği, sıcakkanlı sevdikleri, bir şeyin eksikliğine aranan anlam ile geçen, okurken sıkça kez gülümseten adeta bir sitcom tadında olan tek atımlık güzel bir eser.

Hikâyenin tatlılığı ve karakterlerin Anadolu insanı oluşundan mıdır bilinmez ama Asuman, okuduğum hiçbir eserde olmadığı kadar gülümsetti.

Zor zamanlardan geçiyor ve bolca kez gülmeye yer arıyorsanız bu kitap tam sizin ilacınız olabilecek türden.

A BİG BOLD BEAUTİFUL JOURNEY

İki toksik kalbin mazinin yaralarından arınıp birbirlerini sevebileceklerini öğrenmek adına çıktıkları yolculuğun, erkeğin “Her şey çok güzel oldu, çok sevdim ve seviyorum ama eski heyecanım yok, bitirelim” tavırlarının yanı sıra kadının “Hiç kimseyi kendi canımı yakabilecek kadar yakınımda tutmam, kimseye bağlanmam, gerçekten sevdiğimi hissedersem cesur olamam, kaçarım ve ardıma bile bakmam” duruşunun ne denli dik olmasına karşın film ilerledikçe aslında birbirlerine ait olduklarını gösteren, bununla da kalmayıp sevgilerinin boyutunun artmasıyla bir yansıma misali birbirlerinin renklerini taşımaya başlamaları gibi ince düşünülmüş detayları sayesinde izleyiciye sadece anlatmayıp direkt olarak gösteren yapısıyla “A Big Bold Beautiful Journey” bana kalırsa bu sonbaharın en sürpriz işlerinden birisi oldu.

İçinde bulunduğum sürecinde benzer oluşu sebebiyle mi bilmiyorum ama beni düşündüğümden çok daha fazla etkiledi.

Bir ayrılık yaşayan yahut sevdiği ama kavuşamadığıyla güzel ve bir o kadar derin anlamlı bir film arayan herkesin bu sonbaharda bu filmi izlemesini altını kırmızı kalemle çizip köşesine yıldız etiketi yapıştırarak tavsiye ederim.

BİR SONRAKİ MEVSİM GÖRÜŞMEK ÜZERE

Kimi mevcut sonbaharda hayatıma yeni kattığım, kimi ise yıllardır kalbimin bir köşesinde taşıdığım eserleri sizlerle paylaşmak benim için mutluluktur.

Hayat, bizim için hep süreçtir. Bazen bu hikâyelerdeki gibi bir aşk, kavuşma yaşayıp huzur bulmak isteriz ama bu sandığımız kadar kolay değildir. Düşen yapraklardan çıkan çıtırtılar mevsimin bize sunduğu tek sestir.

Bazı mevsimler kimine çok kalabalık olurken kimisinin yapayalnız geçirmesi gerekir.

Siz bu sonbaharınızı yalnız geçirecekseniz bu kitap ve filmleri can kulağı, dört gözle, yok eğer biriyle geçirecekseniz o zaman istediğiniz şekilde, bazı yerlerinizi aklınızda tutma şartı ile okuyabilir/izleyebilirsiniz.

Sıradaki mevsimde ve onun önerilerinde görüşmek üzere.

 

 

Selam Ben Emirhan
Yolunun daha henüz çok çok başında olduğunun farkında olan az insan var hayatta, henüz bir başarı elde edemeden kendini alim sanan çakma filozoflar var, insan, nankör ve kibirli olmasıyla tanınır, ben ise halktan biri, ülkedeki milyonlarca gençten yalnızca bir tanesiyim, Selam, ben Emirhan.
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Study in USA vs UK: Which is Better for Indian Students?

Study in USA vs UK: Which is Better for Indian Students?

Sonraki
eğer güzel olduğumu düşünüyorsan.

eğer güzel olduğumu düşünüyorsan.

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.