Sevseydin…

Şuan koluna girdiğin, elini tuttuğun sevgilinin sana veremeyeceği çok şeyimi verdim ben sana. Seni kazanırım diye gururumdan çok verdim. Huzurumdan çok verdim. Gözyaşımdan çok verdim. Sen benim kaybetmeyeyim diye yüklendiğim çok derdin altında ezilirken bir başkasına çekinmeden koynunda yer verdin… Ben bugün senin uğruna savaşmaya son verdim. Bir başka eli, bir başka teniz böyle hevesle arayacağını bilmezdim. Ben seni Dünya’da hiç bir aklın alamayacağı merhametle severken bana böyle merhametsiz olacağını bilmezdim. Önceden de böyleydi kırar döker sonra da hiç bir şey yokmuş gibi hayatına devam ederdin ben de salak gibi ilk günkü merhametimle severdim seni… Sırf seni kötü hatırlamamak için bana kötü davrandığın her anda seni haklı çıkardı kalbim. O kadar haksızlığa uğramama rağmen ben hep sen dedim belki bir umut oluruz diye ben gururumdan ödün verdim sen bir kere bile dönüpte bakmadın arkana. Senin dönüpte bakmadığın ben, şimdi koca bir enkazın altında kaldım. Senden sonra gelen herkese kalın kalın duvarlar örüyorum. Sen olsan duvarlarıma çiçekler eker miydin bilmiyorum ama ekmeni çok istedim bana yaşattığın her şeyi kabul ettim. Sen bir başkasını hayal ederek uyurken ben sensizken bile sana ihanet edemememin sadakatiyle uyudum kaç geceler bilmiyorsun. Senin bildiğin tek şey kırmak dökmek, ardına bile bakmadan çekip gitmek. Umarım gittiğin yerlerde sevgimi aramış olursun, olur da gelirsem aklına sakın özleme beni. Ben o sırada her şeyden uzak kendi karanlığımda yok olmak üzere bir boşlukta olacağım. Kendine iyi bak bile diyemiyorum. Ben seni içimde her şeyden ayrı tutarken sen kendi kendini kirlettin…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.