Sessizlik

Sessizlik

Sessizlik

Tam olarak insanın kendinden başka onu anlayacak birinin olmadığını gördükten sonra gösterilen tepki. Nasıl anlatacağını bilmediği bir acı ya da anlatsa da anlamayacaklarını bildiği tepkisizlik.

Biz insanlar bir süre sonra her şeyi içimize atarız. Kırgınlıklarımızı, kızgınlıklarımızı, acılarımızı, gözyaşlarımızı, daha sonra bunların hepsini kapatacak olan gülüşümüzü çıkarırız günyüzüne.

Bir taş değsin isteriz, fiziksel bir acı ya da saçma bir şey bekleriz ağlamak için. Kendimizden bile sakladığımız olaylar olur kendimize bile söyleyemediğimiz şeyler vardır.

Bir gün gelir keşke deriz ya keşke…

Keşke anlatsaydım, keşke anlasalardı, keşke haykırsaydım her şeyi. Belki bir sarılmayla geçebilecek şeyler bu kadar acıtmazdı canımı. Keşke doğru tanısalardı beni, nelerin altından kalkıp hiç bir şey olmamış gibi devam ettiğimi görseydi herkes. Keşke tüm gerçekliğiyle gösterseydim de her şeyi kendime bile tahammülsüzleşmeseydim. Keşke kendimden başka biri de tutsaydı yardım isteyen elimi. Keşke kendimden başka biri de su tutsaydı içimdeki yangına. Keşke haberleri olsaydı o gülüşün altındaki enkazdan.

Onlar anlamadı evet ama ben anlamalarını istemedim belki de. Çünkü sessizlik öyle bir şey ki dokunsalar ağlarsın ve bu yüzden dokunmalarından kaçarsın. İçinde biriktirdiklerin çığ olur günün birinde kalırsın onun altında kendin bile anlayamazsın kendini. Değişirsin, kibrit çöpü gibi hissedersin.

Anlarsın bir gün acını paylaşmanın, bağırmanın, ağlamanın, kırgınlığını dile getirmenin neleri iyileştirebileceğini. Ama iş işten geçer işte.

Anlarsın bir gün bu kadar sakinliğin insanı öldürdüğünü.

Gidersin uzağa, daha uzağa, kendinden de uzağa..Ördüğün duvarın arkasında kalırsın öylece.

yazar

Yazar: yağmur

içimdeki kış güneş açar satırlara☀️

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.