SESSIZLIĞINE

İnsan düşer martısız denizlere bazen yosun kokar çoğu zaman yalnızlık şimdi sen vurgun düşüşlere teslim olurken ben ki son heceye bir isim bırakıyorum vazgeçerken sakın ola susmasın dilin kalbin bir nebze bile titremesin sen aynı yola çıktığın her kadına bir dağ busesi uzatır sonra aynı dozda ellerinle tutarsın ellerini dur bir kadın haykırır güz olmadan bağrına yanmış ananın açar gül yangınına olur da hissi tutarsa mideni açlıktan ve aşksızlıktan onunla büyüttüğün say ki ben hiç sensiz ağlamadım hiç hıçkırıklarla ses etmediğim yüreğine teklik seninle çoğunluk ben yalnızca senin olan sadece o an benimle olduğun an tek celsede kabul ediyorum ayrılık olmadan çünkü ayrılanlar hala kimsesiz ben kiminle kimseye kimsesiz bir esnaf yüreğine toptancı aşklara boyun eğer akşamına el verip ellerine suskunluğuna akşam üstü yanlızlığına ben bir balık gibi üç oda bir solon akvaryumuna hapsolmuş sensizliğine aç sana yorgun olmadığın her deniz mavisinden yoksun koşup maviliklere sarılsam tutsam mehtabı seninle yırtsam oltasına küs balıkçının elleri görsün hüznümü özlemdir bu olur da sesin titrerse hatırla beni ben sensizlikle boğuluyorum belkide en çok sessizlikten korkuyorum en çokta bundan açık ya radyolar çalsa en sevdiğin şarkı tam açtığında kesilse sesi aşk bu değil midir müziğin sesi kısılsa ruhuma ben en çok korktuğuma yenildim acılar işlevsel sen fazla pratik bu coğrafyanın kederi anla artık duyumsal histeriyi farkına var  işitsel tepki varoluşuna korku var içime umarım tanrı duyar sessimizi bir o kadar sessizliğimizi biz inancımızı kösük dualara hapsedip alafranga elitliğine inanması zor biliyorum teslimiyet köleliktir biz dönemsel her özgürlüğe kaldırıp başımızı aşk olan tufana boyun eğip modern dönemlere mum yakanlardanız şarabımız kırmızı kadehimiz yarım bugün inanca kaldırdık ellerimizi affet tanrım dünyevi bütün türbelerin içinde dört dönerken adını anmak adına ahmaklık olur 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.