SEN NİSAN MISIN YOKSA

Bir yalancı bahar.

Yeni bir aldatmaca.

Sen misin, beni ıslatan o yağmur?

Her geçen gün beni daha da soldurur.

Sen, nisan mısın yoksa?

Havada aşk kokusu var.

Yüzünde kır çiçekleri.

Ve kulağımda kuş sesleri.

Sen, nisan mısın yoksa?

Sahi, nerde o güneş?

Daha buradaydı demincek.

Yoksa tepemize yağmur mu inecek.

Ah nisan, sende aldattın beni.

Kumsalında yürüdüğüm bir bildik deniz,

Bir eski anı, bir eski şarkı.

Bundan hüzünlü daha ne vardı?

Ah nisan, sende onun gibisin..

Samet Ateş

Bir gün tesadüfen buraya girdiğimde belki gülebilirim de veyahut anlam veremediğim bi tebessümle okur geçerim..

Bir Oğuz Atay hayrani olarak şunu da ekliyim

Biraz aklınız karışacak galiba efendimiz. Bilmem ki. Karışsın Olric. Bugüne kadar boş bir kağıt gibi temiz kaldı. İyi koruduk uzun süre. Biraz da zorlansın. Saflığını kaybetsin biraz. Aklımız, maceralardan korkmasın biraz. Ne demek biraz? Hiç korkmasın. Hiç yorulmadan mı ölelim istiyorsun? Sonra, Oblomow gibi erken ölürüz. İyiyi kötüden ayırmasını öğrenmek istiyorum. Uğraştı da beceremedi desinler. Biraz heyecanlanıyorum; bilmediğim, görmeğim hayallerin baskısını hissediyorum, efendimiz. Sizin için korkuyorum. Belki, çok önceden hazırlığa girişmeliydiniz efendimiz. Gülünç olurum diye mi korkuyorsun Olric? Zarar yok, gülünç olalım. Bir yere varalım da ne olursak olalım. İyi aklıma getirdin Olric: Don Kişot’ u da almalıyız. Çok iyi niyetli bir ihtiyardır. Aklın macerası önemli Olric. Ben de okumadığım kitaplardan en iyi anlayan insanım bu dünyada. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.