Şeftalili Meyve Suyu Bir Şeyler Deniyor 3 (Ne zamandır yazıyorum?)

       Bütün kooplog okuyucu ve yazarlarına iyi akşamlar. Birkaç gündür yazı yayınlamıyorum. Çünkü aklıma yazacak pek bir şey gelmedi. Ben de ne zamandır yazı, hikaye tarzı şeyler yazdığımda bahsedeceğim.

       Aslında çok net bir şekilde hatırladığım ilk yazım 4. sınıfta olmuştu. Tamamen tesadüf eseri yazma yeteneğim ortaya çıktı.

       Bir gün her zamanki sessiz öğrenciliğimle sınıfta dersteyken. Öğretmen beni ve bir arkadaşımı yanına çağırdı. Sınıfa gelen nöbetçi bizi aldı ve başka bir sınıfa götürdü. Sınıfta birkaç kişi daha ve bir öğretmen vardı.

       Bir sıraya oturduk ve herkese kağıt dağıtıldı. Öğretmen bize etik hakkında bir kompozisyon yazmamızı istedi.

       O zamanlar ne etik hakkında ne kompozisyon hakkında en ufak bir fikrim yoktu.

       Hoca bize her iki kavramı da anlattıktan sonra yazmamızı istedi. Ne yazdığımı cidden hatırlamıyorum. Sadece gelişme kısmında kavga etmek hakkında bir şeyler yazdığımı hatırlıyorum.

       Aslında bir yarışma olduğunu sonradan öğrendim. Aslında ikinci oldum ama daha önce hiç bilmediğim iki şeyi bir saat içinde öğrenip başarılı olmak benim için yeterince mutluluk vericiydi.

       Tabii ben o zamanlar bütün bunları fark etmemiştim.

       Daha sonradan ortaokula geçtiğimde de Türkçe dersleri her zaman hoş gelmişti. Altıncı sınıftayken hoca betimleme konusunu öğretip bir paragraf yazmamızı istedi ve ben bunu oldukça keyifli bir şekilde yaptığımı hatırlıyorum.

       Sekizinci sınıfa geçtiğimde okul değiştirmiştim ve oradaki arkadaşımla bir şekilde hikayeler yazmaya başladık. Aslında daha çok fanı olduğumuz grubun üyelerini kullanarak yazıyorduk ama yazılarımın gelişmesi için oldukça iyi deneyimlerdi. (O hikayelerimizin bazıları hala duruyor. Ayrıca hala fanı olduğum grubun fandomındayım ve o arkadaşımla sosyal medya üzerinden hala konuşuyoruz. Ne yazık ki şu an farklı bir şehirde.)

       Liseye geçtiğimde ilk aylar yazma hakkında fazla bir şeyler yaptığımı hatırlamıyorum. O yılın yazında bir kompozisyon yarışmasında gene ikinci oldum.

       Ama 10. sınıf benim için gerçekten bir dönüm noktasıydı. Durmadan yazmaya başladım. Gerçekten iyi bir şekilde yazabildiğimi o zaman fark ettim. Yani mükemmel ve hatasız yazmıyorum ama bir çok yaşıtıma göre yazarken çok daha iyi işler çıkarıyordum. Aslında bunun hakkında net bir şey söyleyemem çünkü yazdığım yazıları hiç kimseye okutmazdım. Ailem bile cidden ne yazdığımı bilmiyorlar. Sadece yazdığımı biliyorlar.

       Çok nadiren bir arkadaşıma okutuyordum. Aslında kendi için bir hikaye yazmamı istemişti.

       Bir sürü hikaye ve deneme yazdım. Gittikçe geliştiğimi de fark ettim. Daha sonradan bir hikaye yazıp bir yarışmaya gönderdim fakat ne yazık ki corona süreci başladı ve bir çok şey gibi bu yarışma da iptal oldu.

       Ben de neredeyse yarım yıldır aklımda olan bir kitap fikrini hayata geçirmeye karar verdim. Annem bir kitap yazmam konusunda beni her zaman destekledi. Babam satılmasa bile bunun bir başarı olacağını söyledi.

       Aslında beni harekete geçiren bütün bunlar değildi. Fandomında olduğum grup bir şekilde bana ilham verdi ve yazmaya başladım. Ama yazma süreci oldukça yavaş ilerliyordu.

       Ve hala yavaş ilerliyor.

       Evet. Henüz yazmayı bitiremedim. Hala yazıyorum. Çünkü bir ara ilham perilerim bavullarını toplayıp gitti ve ardından dershanem başladı. İki sonra üniversite sınavına gireceğim için derslerime ağırlık verdim.

       Yani kitap hala yazım aşamasında. Yarısına geldim. Aslında bütün olaylar hazır. Sadece yazılmayı bekliyorlar.

       İnşAllah en kısa sürede bitirebilirim. Ama hemen bitecek gibi durmuyor açıkçası.

       Buraya yazmayı gerçekten seviyorum ve kitabıma yazmak yerine buraya yazmak şu anlık daha hoş ve rahatlatıcı geliyor. Olabildiğince yazmaya çalışıyorum. Normalde yazılarım buradaki yazılarıma hiç benzemiyor. Burada daha bir özgürüm çünkü. Olur da hikaye ve denemelerimi yayınlayacak olursam belli kurallara dikkat etmeye çalışıyorum.

       Bugün cidden uzun yazdım. Açıkçası kelime sınırını doldurabilir miyim diye düşünmüştüm başta. Umarım okurken sıkılmamışsınızdır. Eğer sizin daha ilginç hikayeleriniz varsa yorumlar kısmında dinlemeyi çok isterim. Hepinize tekrardan iyi akşamlar.

       Şeftalili Meyve Suyu bir şeyler deniyor 3 bitti.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.