SAVRULUŞLARIM

Merhaba savruluşlarım,

Savruluşlarım demekle yetineceğim çünkü hala bir yere çarpmadım.Hala sonuçlarına katlanmadım.Hala düşüyorum, artık yere vurmayı dört gözle bekliyorum.Yavaş yavaş yükselmek istiyorum ayaklarımın üzerinde.Hala arada sırada karnımın ortasına bir yumruk atıp kaçıyor Muhammed Ali’nin hayaleti.Ansızın iki büklüm olabiliyorum.Açıkçası bir karşılık vermek istiyorum bu kroşeye.Saldırmak değil belki ama en azından kapanıp savunma yapmak istiyorum.

Uzun zamandan beri hem benim hem de bu blogu fark etmiş birkaç yakın dostumun beklediği o yazı, bu yazı değil.Sözlerime bu bilgilendirme ile başlamak istedim.Zira ne kendimi, ne de sizleri hayal kırıklığına uğratmak…

Günlerdir türlü sebeplerden dolayı uykusuz yaşamak durumunda kaldım.  Ama bu sabah uyandığımda bugünün farklı bir gün olacağını hissettim.İspat edemem ama böyle günleri genelde hissederim.
Bu sabah birtakım evrakların imzalaması için görüşmelere gittik.Ben ve iradem başka hiçbir ihtimali ve gayreti yanımıza almadan.İki kağıt parçası alıp kıdemlime ibraz edecek, oradan da arkadaşlarımızla buluşacaktık.Gittiğim ofisin halihazırda bulunduğu o yüksek plazanın önünde öylece durdum, bir şey düşünüp düşünmediğimi yokladım.Hiçbir şey düşünmüyordum, güzel. Kontol etmeliydim zira beynim  durmadan hayallerden ve ihtimallerden labirentler oluşturuyordu bugünlerde içimde ve ben kendi oluşturduğum labirentlerde sıkışıp kalmaktan hakikaten yorgun düşmüş bir haldeyim.Her şey ulaşabileceğim kadar yakın ve aynı zamanda ulaşmamın mümkün olmadığı bir uzaklıkta.İnanılır gibi değil ama insan üç boyutlu düşünme yetisinden bile vurulabiliyor bu hayatta.

Ofisten içeri girdiğimde büyükçe bir toplantı odasında beklememi söylediler, burada söğütözünün tamamını izleyebileceğim bir pencerenin olması beni memnun etti. Sadece manzarayı izledim.Çok geçmeden evrakımı imzalayacak avukat yanıma geldi, aynı zamanda bu ofisin kurucusuydu.Hoş beş derken kısacık bir an duyduğum tek şey “NORVEÇ’le anlaşmamız olaylardı. Bir stajyerimiz gönderebiliriz.”  Bu benim için inanılmaz bir şeydi. “Ama sınavlar, hazırlıklar , daha evde bırakıp kaçtığımız ihtimallere fikrini sormadık.” 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.