SAFLAR

Yüreğinde kötülüğü reddedenler saflıkla suçlanmakta. Temizliği anlatan saflık değil bu. Henüz dünyanın kötülüklerini görme cesaretinden yoksun pembe mavi hülyaların sularından kafalarını çıkaramayanların saflığı. Hâlâ da çocukluklarında dinledikleri masallar gibi tamamen iyilerin kazanabileceği hayalet dünyanın var olabileceği ümidindeler. Suçlamaların adresi olmak da onlara hak duruyor. Oysa bu bir içgörü yetersizliğindense fazla farkındalığın bir ürünü olabilir mi? Yahut bir tercih… *Ne esaslı karmaşa (Sezen – Yol Arkadaşım)*

Belki de iki türlü saf var. Biri algısının sınırlarının mağduru öteki ise her şeyin öyle farkında ki kendine bir korunak inşa ediyor. İki saf da ne yapacağını bilmiyor. Oluşturdukları dünyayı konfor alanı edinmiş, ona sıkı sıkıya tutunmuşlar. Ama bir büyük çelişki hayat ve saflar arasında. Çünkü hayat masallardakinden pek farklı. Grilerin çepeçevre sardığı bir çevre. Morları, pembeleri, siyahı hep yutmuş. Safları şaşırtan da bu değil mi? Bir kötülük gördüler mi sarsılıyorlar. Ya bilmediği birtakım kirliliklerle yüzleşme ya da bilmeyi reddettikleri ve derinlere yolladıkları çirkinliklerin ortaya çıktığındaki tereddüt. Ne yapmalı? Birinci grup için gelip geçici ama arada tekrar eden bir afallama bu. Aynı bir balığın defalarca cam akvaryuma çarpışı gibi anlam veremedikleri anlık bir şok. Asıl zorluk ikinci grupta. Zaten seçimini yapmış bu insanlar her yüzleşmede bir seçim daha yapmak zorunda kalıyor. Kötülüğü normalleştirmek istemiyorlar. Biliyorlar ki olasılığı olanın kendisi de pek muhtemeldir. Bir yanlışın olabilirliğini kabullenmek kendilerinin de bu yanlışı yapma potansiyeli. Ve bu tür saflar potansiyelini keşfetmenin zararının da fazlasıyla farkında. Zararlı bir içgörü onlarınkisi. Karşılaştıkları yanlış kadar o yanlışı kendilerine bulaştırmaktan da çekiniyorlar. Fakat yine aynı soru… Ne yapmalı? Yok saymak her ne kadar bir takım olgu ve olayın olumsuz etkilerini ileriye itiştirme olarak düşünülse de bu farkındalık saflarının hayat kalitesini arttıran ve negatif düşüncelerin daha negatif tesirlerinden onları koruyan bir tampon. Ne var ki o tampon da kimi zaman baskılara dayanamıyor. Yeni yüzleşmeler tamponların(yok sayma) ya atılmasını ya da yamanmasını gerektiriyor. Bu red içinde bunca sorgu, her safın harcı değil. Belki de bu çok daha bilinçli bir tercih. Aptal saflar(!) bu girdaba girdiklerinden saflar(!)

yazar

Yazar: Hanımeli

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.