Sadece Yap

Nerede düşünmeyeceğini bilmek de zekaya dahildir.

Düşünmek belki de insanlık tarihinin en gösterişli buluşu olabilir fakat öyle bir nokta var ki; sayesinde Ay’a adım atmamızı sağlayabilen bu araç, çabaladıkça içine saplanıp kaldığımız bir bataklığa da dönüşebilir.

Düşünmenin, hayatın pek çok alanında işimizi kolaylaştıran, verimimizi artıran bir araç olduğu elbette yadsınamaz. Karşıdan karşıya geçerken bile bu yetiye olan hayati bağlılığımız, ‘düşünmeme’nin getireceği faydalar karşısında karşı konulmaz bir antitez gibi gelebilir.  Fakat bu bağlılığın, hayatın her alanında durumun gerektirdiği bir şeymiş gibi ezberden uygulanması; gerçekten ayak bağı olmanın dışında bir şey getirmeyebilir.

Aslında bu fenomenin yarattığı bazı aksaklıklar, herkesin malumu olan şeyler. Örneğin; aslında platonik aşıklık durumunun, ‘platonik’ seviyesinde kalmasının asıl sebebi genellikle fazla düşünmenin ayak bağı olması durumudur. Ancak bu konuda günlük hayattan verilebilecek olan örnek sadece bundan ibaret değil. Düşüncelerin insanı engellemesi durumu günlük rutindeki pek çok aksamanın tetikleyicisi olabilir.

Diyelim ki eve geldiniz, bir şeyler atıştırdıktan sonra hemen koltuğa yöneldiniz ve telefonunuzdaki iletilerin arasında gezinmeye başladınız. Fakat az sonra hazırlanıp gitmeniz gereken bir spor salonu olduğunu da biliyorsunuz. İşte bu noktada; spor kıyafetlerinizi nasıl giyeceğinizi, spor salonuna nasıl gideceğinizi, orada hangi setlerle spor yapacağını aklınıza getirdikçe ve bu eylemler üzerine genel olarak düşündükçe mevcut durumunuzu korumak gittikçe karşı konulmaz bir seçenek gibi görünmeye başlıyor. Adeta düşünceler sizin ataletinizin engellenmesine sebep oluyor. Bu durum günlük rutininizdeki pek çok sorumluluğa uyarlanabilecek, çok genel bir örnek. Bulaşıklar çok mu birikti, sadece mutfağa gidip elinize bir tabak alın.

Yaz tatilleriniz hatırlayın. Kızgın kumlardan serin sulara geçmek de düşündükçe imkansızlaşan eylemlerden. Suya alışma evresi siz suyun içine girmeye karar verene kadar içinden çıkılmaz bir haldir. Oysa ki sadece suyun içine atlamak tüm sorunu çözer.

Bu fenomenin neden yaşandığına dair bilimsel açıklama ise beynin işleyişinde yatıyor. Başrolde ise ayna nöronlar var. Normalde izleyerek öğrenme yetimizin kaynağı olan bu nöronlar aynı zamanda düşüncelerimizin ve onların yarattığı imgeleme halinden de benzer şekilde etkileniyor.

  Cahil Cesareti

Bu konu genelde biraz daha yeteneğe, deneyime ve donanıma dayalı konularda kendini gösteriyor. Hepimiz duymuşuzdur: ”Cahil cesaretiyle işe yapma.” Bu, günlük rutinlerin aksine sonuçları çok daha ciddi olan meselelerde tavsiye edilir genelde. Ne yazık ki, bu sözün doğrultusunda yol gitmek de edinilebilecek deyimlerin uzağında bir yaşam sürmeye neden olabiliyor. Olası bir başarısızlıkta, yaşanılan deneyimden size kalan tecrübe hala bu işi yapmış olmanıza değecekse, yapın gitsin.

Bu, bilmediğin bir dildeki şarkıyı söylemeye cesaret etmek gibi aslında. O şarkıya eşlik edecek coşku sizde oluştuysa, nasıl göründüğünüze aldırmadan, o şarkıyı söyleyebilirsiniz demektir.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.