Sanırım Sandığım Gibi Olmadı

                                                   SADAKATSİZ

         Neden bu başlık anlamına baktım. Bugün söylemek istediklerim çok farklı…

           Sevdiğimiz insanlar tarafından görmemezlik derecesi ne kadar olabilir sizce ? Ben anlatayım hemen , mesela lisedesiniz eski kız arkadaşınız ayrıldıktan 1 yıl sonra bir erkek arkadaşı oluyor ve mutlu mesutlar… Gün geliyor eski erkek arkadaşının önünde gülüp eğleniyorlar ve hiç bir şey yaşanmamış gibi hayatına devam ediyor. Bence bu sadakatsizliktir. Kıskandığımı düşünüyorsunuz dimi. Evet eşek gibi kıskanıyordum o zamanlar fakat gık’ımı çıkarmadım. Şimdiyse umrummmda bile değil ama insanlık haliya merak ediyorum iyi midir üzülüyor mudur mutlu mudur vb. diye diye. Sahi gerçek sevgiyi hala çözmüş değilim. Gerçek sevgi bence bu değil farkındayım. Belki de yeni aşklara yelken açamadığımdan başınızı şişiriyorumdur. Git gide umutsuz yazılar paylaşıyorsun kendine gel memet dediğinizi hissediyorum. İşler farklı gelişti çocuğun suratını görmeliydiniz bir yıl kadar karşımda eğlenen çocuk meğerse benimle çıktığını bilmiyormuş. Utanç verici değil mi acaba suratın nasıl bir hal aldı. Ben olsam gelip kendime 2 yumruk sallardım. bide el uzattı garibim ya neyse mülayim tipler her zaman mülayim olmaz bunu da unutmayalım. Hele bir damarımız vardır ki hiç sormayın… Gerçi o devri atlattım ben şükür. Artık bana faydası olmayan bütün kilise papazlarının işlerine son veriyorum çevremde , ne kaybedebilirim ki ? Yalnız bir insan geçmişine ihanet edemez sonuçta yaşanmış ve bitmiş olaylardır vel hasıl kelam her ne kadar iyi şeyler yaşamamış olsak da o çocuğun bunu bilmesine hakkı vardı. Belki sen düşünmüyorsun ama o diyecekti ya bak arkadaş ister istemez rahatsız oluyordur, Dışarda konuşalım diye , korktuğundan demiyorum sadakatinden diyorum sana olan , gerçi kime ne anlatıyorum ki…                                                 

                                                SADAKATLİ        

   Bak buda o çocukla benim aynı hatam garibim senin yazdığın yazıları okusa son yazın hariç onu sevmediğini ve vakit geçirmek istediğini düşünürdü veya tam aksi bırakılmak istenmeyen bir polyanna hanım olduğunu. Aksine benim düşündüklerim ise özgürlüğü aramak isteyen ve iç huzura kavuşma isteğiyle yanıp tutuşan bir civcivcik. E bunlarıda sen yazıyorsun bir gerçeklik payın vardır diyeceksin.  Her insan kötü şeyleride düşünür aksini iddiaa eden polyannadır  . Var olma sebeplerimizden birisidir bence bu. İyiyle kötüyü ayırt etme. Kötü birisi olmasam sana bunları yaşatmazdım ve 8 yıla yakın bir süredir birlikte olacaktık. Zaman kavramını yitirmedim şükür hatırlamamak istediğim bir sürü anı var sadece. Unuttuğun için sana sadakatsiz demem haksızlık oldu dimi. Farkında olmadan seni kırdım belkide. Silmeyecem yazıyı ama  umudumu yitiriyorum artık bunu bil istiyorum. İç huzura nasıl kavuşcağımı çözüyorum sanırım tek başıma kahve içiyorum memetağa bahçesinde oturup tennis oynayanları seyrediyorum. Bunları yaparken hiç bir şey düşünmüyorum. Kafamı dinlendiriyorum kısmen. Sabahın köründe kalkıp kırmızısancakta yürüyüş yapıyorum. Anlıcağın sağlığıma dikkat ediyorum. Kimse kendi hayatımdan değerli değildir. Sende diğerleri gibisin artık gözümde. Bir yerde denk gelirsem suratına dahi bakmayacağım artık. Yetti da  . Boş hayaller kurmak beynimi yakmaktan başka hiç bir fayda sağlamıyor. Kendine çok cici bak evinin önünden bile geçmeyeceğim artık söz…. Buda son şarkımız olsun… Olmaz

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.