Reddedilme İle Nasıl Baş Edilir?

Merhabalar, ilişkilerde yaşadığımız reddedilme korkusu ve bununla nasıl baş edeceğimizden bahsetmek istedim. Keyifli okumalar dilerim.

İlişkilerimizde zaman zaman kabul edilme ve bazı durumlarda da reddedilme korkusu yaşarız. Bir birliktelikten sonra yaşanmış güzel anıların unutulması düşüncesi bile bizleri üzer. Aynı ortamlarda bulunulduğunda ya da denk gelindiğinde ‘yokmuşuz’ gibi davranılması bizi derinden sarsar. Bu durumlar karşısında kendimizi kötü hisseder ‘nasıl böyle yapabilir’ diye düşünür dururuz.  Bu durumda sizlere yapılabilecek, aslında yapıldığında kendimizi daha sağlıklı hissedeceğimiz; psikolojik açıdan daha mutlu olacağımız 3 temel madde söylemek isterim. Uygulaması zor kabul ama daha iyi hissettireceği kesin. Buyurun başlayalım.

1. DURUMU KABUL ETMEK

Size ilk önerim, durumu kabul etmektir. Evet, çok güzel bir birliktelik geçirmiş olabilirsiniz, o kişiyi hala çok seviyor da olabilirsiniz. Ama ortada her ne sebeple olursa olsun bitmiş, yıpranmış bir ilişki varsa bu ilişkinin bitişini kabul etmemek sadece sağlıksız bir ilişkiyi sürdürmeye devam etmek demektir. İlişkilerin temeli saygıdan geçer. Bitimi de öyle. Kabul etmeli, saygı duymalıyız.

2. KENDİ HAYATIMIZLA İLGİLENMEK

Durumu kabul ettikten sonraki madde ise kendi hayatımızla ilgilenmektir. Biten bir ilişki ardından çoğumuzun depresyon eğilimi de artış gösterir. Elbette ki ayrılıklar kolay olmaz, şayet kolaysa samimi duygulardan oluşmamış birliktelikler demektir. Emin olalım ki ne kadar üzülüyor olsak da geçmeyecek diye düşünsek de geçecek. Bu evrede kendimizle ilgileniyor olmak çok önemli.

-Ben ne yaptım da böyle oldu?          – Ben bunları mı hak ettim?

-Sanırım kimse beni sevemeyecek!    -Ben çekilmez birisi miyim?

gibi sorular sadece beynimizi meşgul eden, aslında tam olarak cevabını bulamayacağımız sorulardır. Durumu idrak edebilmek için gerek kendimize gerek zaman zaman yakın çevremize bu soruları yöneltiriz. Bu soruları sormakla beraber kendimizi suçlama mekanizmasını da devreye geçirmiş oluruz.

Ayrılıktan hemen sonra olaylara duygusal bakma eğilimimiz oldukça yüksektir. Kendimizi suçlamak yerine, evet bunları yaşıyorum peki şimdi ne yapmalıyım sorusuna yönelmek bize daha iyi gelecektir.

3. BİZİ ÜZEN KİŞİYİ HAYATIMIZDAN ÇIKARMAKTIR

Bu maddede biraz daha genelleme yapmadan yazmak istiyorum. Sonuç itibariyle üzen kişiden kast ettiğim bitmiş bir ilişki ve bu ilişkide bizi üzen, yıpratan; kendimizi değersiz hissettiren kişidir. Bu kişinin yokluğunun zor geleceğini düşünmek için hayatımızdan çıkarmamak sırtımıza aldığımız ağır bir yüktür. Önemli olan bu yükün ağırlığından kurtulabilmektir.

Her insan farklı aile ortamında, farklı kültür ve farklı olabilecek doğrular ile yetiştirilir. Önemli olan farklılaşmanın farkında olup, bunların üstesinden nasıl gelinebileceği hakkında yanıtlar bulabilmektir. Bu duruma aranan cevap karşı tarafın da içinde bulunduğu durumun kabul edilmiş olduğunu sayar.

Hayatımızda olmayan kişiyi zihnimizde de var etmeye devam etmemek adına bundan sonra ne yapmak istediğimize karar vermeliyiz. Bizim için ne yapmak en doğrusu olacaktır, bunu düşünmeliyiz.

Dilerim hislerinizi incitmeden kendimi en iyi şekilde ifade etmişimdir. Bol kahkahalı neşeli günler dilerim, gülüşlerimiz daim olsun. Hepimiz çok değerliyiz. 🙂

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.